<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fizik Portalı &#187; enerji</title>
	<atom:link href="http://www.fizikportali.com/tag/enerji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fizikportali.com</link>
	<description>Fizik Eğitim ve Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Feb 2012 21:58:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>SONSUZLUĞUN  İMPARATORLUĞU</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2012/01/sonsuzlugun-imparatorlugu/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2012/01/sonsuzlugun-imparatorlugu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Jan 2012 18:54:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımız]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[metafizik]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuz]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuzluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=2230</guid>
		<description><![CDATA[Metafizik evrende enerji ve dolayısı ile madde var olamadan önceki dönemi merak ediyorum? Ne bir enerji türü nede bir galaktik yapı olmadan önceki dönemi. Hiçbir şey yokken ne bir kütle nede bir atom nede maddeyle konumlandırdığımız zaman. Muhteşem bir sessizlik ve bekleyen daha doğrusu start alacak bir kaderin yeri bomboş bir şekilde sonsuzluğun bir yerinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Metafizik evrende enerji ve dolayısı ile madde var olamadan önceki dönemi merak ediyorum? Ne bir enerji türü nede bir galaktik yapı olmadan önceki dönemi. Hiçbir şey yokken ne bir kütle nede bir atom nede maddeyle konumlandırdığımız zaman. Muhteşem bir sessizlik ve bekleyen daha doğrusu start alacak bir kaderin yeri bomboş bir şekilde sonsuzluğun bir yerinde duruyordu.<br />
<a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2012/01/Hubble_Space_Telescope1.jpg"><img src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2012/01/Hubble_Space_Telescope1-300x169.jpg" alt="" title="Planetary Nebula NGC 2818, Hubble Space Telescope" width="300" height="169" class="alignleft size-medium wp-image-2232" /></a>Bundan sonrası muammaların kaynağına gitmek gibi bir şey tüm bildiklerimizin iflas ettiği bir nokta ne oldu bir anda neden oldu amaç neydi soruları bu sınırı geçemez  gibi  gizli bir sınırın varlığını his ettirdiği yer burası, kozmik kökenlerimizin geldiği yer,   ilk hareket noktası burası, evren ağcı tohumunun ilk atıldığı yer burası milyar ışık yıllardır çıktığımız yolun başlangıç noktası. İlklerin yaşandığı yer, ilk zamanın başlaması, ilk maddesel unsurların var olması gibi.</p>
<p>Muhteşem bir sessizliğin imparatorluğu gibi bekleyen sonsuzluk bize yansıyan tarafıyla sadece sessizlik, yalnız her an göremediğimiz anlayamadığımız yapısıyla evrenler var edecek gücün ve gizemin var olduğu sonsuz bir boşluk. Tesadüf olarak kabul edilen durumların aslında çok zaman önceleri enerjiye şifrelendiği, enerjinin sınandığı yer ve yapıdır sonsuzluk.<br />
Maddenin doğru koşullarla ve yeteri kadar zamana sahip olması hayatın tesadüfü sayılmakta halbuki hayat için sonsuz sayıda denge bir araya gelmiştir; güneşin uzaklığından tutunda, dünyanın büyüklüğüne kadar, dünyanın dengeli dönüş hızı sayesinde gece ile gündüz arasındaki sıcaklık ve soğukluk farklarının minimize olması ile hayatı özel dengeler idame etmektedir…</p>
<p>Dünya bulunduğu yerde olmasaydı acaba ne olurdu güneşe daha yakın yada daha uzak bir yörüngede olsaydı ne olurdu. İnsan yaşamını destekleyen koşullar nelerdir? Dünyanın güneş çevresindeki yörüngesinde yaşamsal kuşakta bulunması çok özel dengelerin sonucu olabilir mi?. Gaz ve tozun mikroskobik kümeler oluşması ile başlayan sürecin sonunda gezegenimiz en doğru ortamda ve yörüngede meydana gelmesi sadece tesadüfler sonucunda mı oluşmuştur?</p>
<p>Çok hassas dengeler biraya geldikten sonra dünyadaki yaşamın başlaması çok özel ve hassas dengelerin meyvesidir.  Negatif düşünüldüğünde uzatmadan ve kendini yormadan iki kelimeyle bu durumu tesadüflere bağlama olasılığımız yüksek olur; yalnız tüm durumu değerlendirip gerçekten bunu kabullenerek ve sade bir akılla kabul ettiğimizde hem yüksek bir irade hem yüksek bir bilinçle devamlı yüz yüze gelmeniz kaçınılmaz olur.  Konular  pozitif ve olumlu ele alınmalıdır, en azından konunun önem ve değeri göz önüne alınıp detaylı düşünülmelidir.</p>
<p>Karşımızda duran muhteşem esere hak ettiği değer verilmelidir. Dünyadaki dengeler gerçekten yaşama armağan edilmiş çok özel dengelerdir. Bunlar göz önünde olup algılayabildiğimiz dengeler, bizim bildiklerimiz kadar bilmediğimiz daha keşif etmediğimiz özel dengelerin mevcudiyetinden eminim.</p>
<p>Evrenin var olmasından dünyanın oluşumuna ve yaşamın başlama sürecinden günümüze kadar var olmuş sonsuz sayıdaki özel ve hayret veren hassas dengelenin dünya denen yerde bir araya gelmesi tesadüflerle bağdaştırmak gerçekten haksızlıktır. Bunu kabul etmeliyiz hem de çok rahat bir şekilde çünkü dünyadaki yaşamın sebebi ve kaynağı olan özel dengelerin bu kadar düzen içinde olması onu mükemmel kılmıştır. Evet aklımız alamayacağı ölçülerde karmaşık ve anlaşılmaz olması özel dengeleri sıradan yapmaz aksine eğer tamamen açıklayamıyorsak bu sanat eserine hak ettiği saygıyı duymalıyız ve işin kolayını seçmemeliyiz.<br />
Başlangıcın ötesinde yapılan hesaplar geçmişimizin, bugün ve yarınlarımızın hesabıydı tüm hassas dengelerin sınandığı nokta ya da yer olan sonsuzluk tüm varlığımızın gerçek anavatanıdır. Acaba bilinç, irade ve bildiğimiz her şeyin anavatanı olan sonsuzluğun amacı çalışma prensipleriyle açıklanabilir mi? sonsuzluğun başlı başına bir yapı olma özelliği sergilemektedir; metafizik mekanizma evrenimiz için çok dengeli ve tutarlı çalışmaktadır. tüm dengeler kontrol altında olması, kesintisiz ve kararlı bir ilke ile çalıştığının ispatıdır…</p>
<p><strong>Turan Zengin</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2012/01/sonsuzlugun-imparatorlugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hidrojen Sülfürden Hidrojenin Ayrıştırılarak Enerji Üretildi</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2011/08/hidrojen-sulfurden-hidrojenin-ayristirilarak-enerji-uretildi/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2011/08/hidrojen-sulfurden-hidrojenin-ayristirilarak-enerji-uretildi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Aug 2011 16:16:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[enerji üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[hidrojen]]></category>
		<category><![CDATA[sülfür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=2175</guid>
		<description><![CDATA[Hidrojen enerjileri üzerine ar-ge çalışmaları yürüten Dr. Mükerrem Şahin ve ekibi, tamamen Türk araştırmacılarla Karadeniz dip sularında yoğun olarak bulunan hidrojen-sülfürlü suyu geliştirdiği bir katalizör sistemi üzerinden geçirerek ekonomik koşullarda hidrojen gazı elde etmeyi başardı. Araştırmacıların yaptığı fizibilite raporları, Karadeniz&#8217;deki mevcut potansiyelin, bölgenin 100 yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabileceğini gösteriyor. AA muhabirine bilgi veren Dr. Mükerrem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hidrojen enerjileri üzerine ar-ge çalışmaları yürüten Dr. Mükerrem Şahin ve ekibi, tamamen Türk araştırmacılarla Karadeniz dip sularında yoğun olarak bulunan hidrojen-sülfürlü suyu geliştirdiği bir katalizör sistemi üzerinden geçirerek ekonomik koşullarda hidrojen gazı elde etmeyi başardı.</p>
<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2011/08/hidrojen_eldesi.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-2176" title="hidrojen_eldesi" src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2011/08/hidrojen_eldesi-300x223.jpg" alt="" width="300" height="223" /></a><!-- adman --><br />
Araştırmacıların yaptığı fizibilite raporları, Karadeniz&#8217;deki mevcut potansiyelin, bölgenin 100 yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabileceğini gösteriyor.</p>
<p>AA muhabirine bilgi veren Dr. Mükerrem Şahin, Karadeniz&#8217;de hidrojen-sülfür oluşumunun jeolojik oluşumların etkisiyle sürekli olarak arttığının gözlendiğini belirtti.</p>
<p>Son yapılan araştırma sonuçlarının, Karadeniz&#8217;de hidrojen-sülfür oluşumunun giderek yükseldiğini gösterdiğini aktaran Şahin, ayrıca bu kaynaklara Karadeniz&#8217;in 30-40 metre altında bile rastlandığını belirtti.<br />
Dr. Şahin, yaklaşık 5 yıl süren araştırmaları sonunda, Karadeniz dip sularında yoğun olarak bulunan hidrojen sülfürden hidrojenin ayrıştırılarak bir enerji üretimine yönelik ar-ge çalışmalarını tamamladıklarını bildirdi.</p>
<p>Şahin, araştırmalarına ilişkin şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8221;Çalışmamız, enerjiden kaynaklanan cari açığın yüksek değerlerde olduğu ve önemli bir sorun olarak tartışıldığı bu günlerde yerli bir kaynağın kullanılabileceği husunda ümitlerimizi arttırdı. Hidrojen sülfürlü suyu, geliştirdiğimiz bir katalizör sistemi üzerinden geçirerek ekonomik koşullarda hidrojen gazı elde etmeyi başardık.</p>
<p>Projemizde, Karadeniz&#8217;in 40 metre altında bulunan kaynağın değerlendirilmesi ve ülke ekonomisine katılması hususunda ilk ciddi sonuçlara ulaşıldı. Şimdiye kadar Karadeniz&#8217;deki rezerv tespitleri için yalnızca Rusya, Gürcistan, Ukranya, Romanya gibi ülkelerde çalışmalar yapılmıştı. Ülkemizin de bu konuda eş zamanlı çalışması lazım.&#8221;<br />
Şahin, yaptıkları fizibilite çalışmalarında, mevcut potansiyelin Karadeniz bölgesinin 100 yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabileceğini gösterdiğini bildirdi.</p>
<p>Konu hakkında bir dizi konferanslar verip üniversite öğrencilerinin ilgisini bu konuya çekmeye çalıştıklarını dile getiren Şahin, &#8221;Bunun bir devlet politika haline gelmesi ve pilot tesislerin kurulup bu potansiyelin değerlendirilmesi için çalışmaların yapılması gerekiyor&#8221; dedi.</p>
<p>Hidrojen-sülfürden ayrıştırılan hidrojenin, sudan hidrojen üretiminden çok daha ekonomik olduğuna işaret eden Şahin, &#8221;Elde ettiğimiz hidrojen yanabiliyor, termik santralde kullanılabiliyor. Ayrıca elde edilen yakıt, araçlarda da kullanılabiliyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>20-30 YIL İÇİNDE KULLANILMAZSA BÖLGE ZEHİRLENECEK İDDİASI</strong></p>
<p>Literatürde kendilerinin yaptığı boyutta hidrojen ve sülfür ayrıştırmasını yapan ve bunu uygulamaya koyan bir araştırmaya rastlamadıklarını belirten Şahin, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;Hidrojen-sülfür, denizin altındaki basınç sebebiyle suda çözünmüş olarak olarak bulunuyor. Oraya herhangi bir boru indirdiğinizde ve suyu yüzeye çektiğinizde, hidrojen-sülfür sudan ayrışmaya başlıyor. Zaten bu kaynak, 20-30 yıl içinde enerji olarak kullanılmazsa, bütün bölgeyi zehirleyeceğine dair araştırma raporları var. Hidrojen-sülfür, denizin dibinde bakteriler üretiyor. Buradaki hidrojenin ayrıştırılmasıyla denizin dibi temizlenecek ve bununla kalınmayıp enerji de üretilecek.&#8221;</p>
<p>Karadeniz dip sularından hidrojenin elde edilmesini sağlayacak prototip çalışmalarını da tamamladıklarını bildiren Şahin, &#8221;Türkiye, bu çalışmayı nasıl işlevsel hale getireceği konusunda yoğunlaşmalı. Bölgeye pilot tesislerin kurulması için Karadeniz sahillerindeki en uygun bölgeleri de fizibilite çalışmalarımızda tespit ettik&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8221;KAUÇUK ve KİMYA ENDÜSTRİSİNE DE HAMMADDE VERECEK&#8221;</strong></p>
<p>Şahin, hidrojen-sülfürden hidrojen üretiminin yüksek seviyelere çıkmasıyla, aynı zamanda ekonomik değeri bulunan sülfür de denilen kükürtün açığa çıktığını kaydetti.</p>
<p>Sülfürün kauçuk endüstrisinin temel kimyasalı olduğunu vurgulayan Şahin, &#8221;Hidrojen-sülfürden hidrojeni enerji olarak aldığınızda, oluşan sülfür miktarı da ekonomik olarak bir katkı oluşturuyor. Böylece hidrojen üretimi neredeyse bedavaya geliyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8221;KARADENİZ&#8217;DEN BESLENEN BİR SANTRAL HAYAL DEĞİL&#8221;</strong></p>
<p>Şahin, çalışmalarının her türlü maliyet ve fizibilite çalışmalarının tamamlanmasıyla, bölgeye Karadeniz&#8217;den doğrudan beslenen enerji santrallerinin kurulmasının &#8221;hayal olmaktan çıkacağını&#8221; söyledi.<br />
Özellikle Karadeniz&#8217;e kıyısı olan ülke araştırmalarının bu kaynağın değerlendirilmesi için yoğun çalışmalar yürüttüğünü belirten Şahin, &#8221;Litaratürü inceleyenler görecekler. Biz de istiyoruz ki Türkiye de bu konuda çalışma başlatılsın. Petrol azaldığında, yerine alternatif enerjiler kullanılmaya başlandığında bizim yanıbaşmızdaki kaynağı değerlendirir potansiyele sahip olalım. Aksi halde 20 sene sonra çok geç kalınmış olunacağından hazır teknolojiler almaya devam edeceğiz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Projelerinde hidrojen enerjileri üzerine adını duyuran bilim insanlarıyla da ortak çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Şahin, ayrıca İstanbul&#8217;daki Milletlerarası Hidrojen Enerjisi Teknolojileri Merkezi&#8217;nin Kurucu Direktörlüğünü yapan ve ardından ABD&#8217;ye dönen Prof. Dr. Nejat Veziroğlu&#8217;ndan da çalışmaları konusunda büyük destek aldıklarını söyledi.</p>
<p><strong>PROF. DR. VEZİROĞLU:&#8221;MALİYET ANALİZLERİ GEREKİYOR&#8221;</strong></p>
<p>Mükerrem Şahin&#8217;in çalışmalarını yakından takip eden ve halen ABD&#8217;de yaşayan Dünya Hidrojen Enerjisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Nejat Veziroğlu da konuya ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.</p>
<p>Veziroğlu, halen ABD&#8217;de Miami&#8217;de dünyanın çeşitli bölgelerindeki hidrojen araştırmaları konusundaki çalışmaları izliyor ve dünyanın bu enerjiye dikkatini çekmesi için konferanslar düzenliyor.</p>
<p>Hidrojenin çeşitli yöntemlerle üretilebileceğine işaret eden Veziroğlu, bu enerji kaynağının Türkiye&#8217;nin yenilenebilir enerji kaynaklarından, rüzgar, güneş, su ve jeotermal gibi enerji kaynaklarından elde edilebileceği gibi Karadeniz&#8217;in dip sularındaki hidrojen sülfürden de elde edilebileceğini belirtti.</p>
<p>Hidrojen üretiminde uygun maliyetlerle üretim yapmanın önemini vurgulayan Veziroğlu, &#8221;Türkiye eğer bu alana yatırım yapar ve düşük maliyetle hidrojen üretimini yapabilirse, enerji bağımlılığından kurtulur. Ayrıca ticaret açığımız tamamen kapanır. Bu çok mühim bir konu&#8221; dedi.</p>
<p>Dr Mükerrem Şahin&#8217;in yaptığı buluşun da bu açıdan çok mühim olduğunu vurgulayan Veziroğlu, &#8221;Tabii bunu ticari hale getirmek için büyük çaplı deneyler yapmak lazım. Bunların da desteklenmesi gerekiyor&#8221; değerlendirmesini yaptı.</p>
<p>Karadeniz&#8217;deki bu potansiyelin değerlendirilmesi konusunda Karadeniz Teknik Üniversitesi, Rize Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi araştırmacıları ile Karadeniz&#8217;e kıyısı bulunan ülke araştırmacılarının çalıştığını dile getiren Veziroğlu, &#8221;Ancak bu çalışmalar hala araştırma aşamasında. Henüz ticari hale gelmedi. Bu araştırmalar arasında hidrojeni en ekonomik şekilde üretecek sistemin bulunması lazım&#8221; dedi.</p>
<p>Bu araştırmaların büyük çaplı yapılabilmesi için desteklenmesi gerektiğini ifade eden Veziroğlu, &#8221;Büyük çaptaki deneylerde ticari olarak ne şekilde hidrojenin üretilebileceğinin projesinin hazırlanmış olması gerekiyor. Mükerrem Şahin&#8217;in çalışmasında hidrojen, kalalizör yöntemiyle elde ediliyor. Diğer çalışmalarda ise başka yöntemler kullanılıyor. Burada mühim olan hangi yöntemin hidrojeni daha ucuz üretilebileceği. En ucuz yöntem piyasayı tutacaktır. Bu anlamda Şahin&#8217;in çalışması çok mühim.</p>
<p>Bu çalışmanın ticari olarak üretilebilmesi için daha büyük çapta üretim yapılması ve maliyet hesaplarının yapılması lazım. Bu yöntemle ilk etapta hidrojen üretilirse, maliyet ne olacaktır? Bunun gösterilmesi lazım. Eğer doğalgazdan daha ucuza üretilebilirse, Türkiye&#8217;de doğalgazın, petrolün ve kömürün yerini alır ve dışarıdan doğalgaz, petrol ve kömür ithal etmemize gerek kalmaz.&#8221;</p>
<p>Veziroğlu, Şahin&#8217;in çalışmasının Dünya Hidrojen Enerjisi Derneği&#8217;nin çıkardığı Uluslararası Hidrojen Enerjisi Dergisi&#8217;ne gönderildiğini ve burada çeşitli araştırmacılar tarafından tetkik edilip yayınına karar verileceğini söyledi.</p>
<p><strong>BU ÇAĞIN ADI &#8221;HİDROJEN&#8221; ÇAĞI</strong></p>
<p>Uzun yıllar hidrojen ve bor teknolojileri üzerine çalışmalar yürüten ve çok sayıda uluslararası yayım yapan Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Levent Aksu da konuya ilişkin görüşlerini aktarırken, geçen yüzyılın bilim çevrelerinde &#8221;atom çağı&#8221; olarak adlandırıldığını, bu yüzyılın da &#8221;hidrojen çağı&#8221; olduğunu belirtti. Aksu, hidrojenin kainatta en çok bulunan element olarak çok büyük bir enerji kaynağı olduğuna dikkati çekti.</p>
<p>Hidrojenin genellikle suyun elektrolizinden elde edilebildiğini anlatan Aksu, iki hidrojen ve bir oksijen elementinden oluşan sudan hidrojenin ayrıştırılması için çok yüksek elektrik enerji gerektiğinden bu çalışmaların çok zahmetli ve zor olduğunu belirtti.</p>
<p>Hidrojen-sülfürlü suda bu zahmetlerin çoğunun bulunmadığını söyleyen Aksu, Mükerrem Şahin&#8217;in yürüttüğü projenin özellikle bu açıdan çok önemli olduğunu vurguladı. Çalışmada, hidrojeni sülfürden ayırmak için özel katalizörler kullanıldığını anlatan Aksu, şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8221;Hidrojen günümüzde çok önemli bir yakıt. Bildiğimiz tüm roket yakıtları hidrojenden yapılıyor. Çağımıza adını veren de hidrojen. Hidrojen, bilinen en etkili yakıt. Petrolün veya benzinin veriminin 10 bin katı kadar yüksek bir verim sağlıyor. Fakat, sıvılaştırılması sorunu belli katalizörlerle, depolanması sorunu da büyük ölçüde halledildi.&#8221;</p>
<p>Hidrojenle çalışan arabaların yapılmaya başladığını, ABD&#8217;de de çok sayıda hidrojen dolum merkezinin bulunduğunu dile getiren Aksu, &#8221;Hidrojen sülfürden hidrojeni elde etmek mevcut tüm yöntemlerden daha kolay&#8221; dedi.</p>
<p>Karadeniz dip sularına yönelik projenin son derece önemli bir proje olduğunu ifade eden Aksu, şu görüşlerini bildirdi:</p>
<p>&#8221;Hidrojen sülfür Karadeniz&#8217;in dip sularında çok fazla bulunan bir bileşik. Bunun içinden hidrojenin alınması konusunda yapılan fizibilite çalışması da son derece uygun. Daha yapılması gereken çok çalışma var. Bu çalışma, hidrojen araştırmalarında bir mihenk taşı diyebilirim. Türkiye&#8217;de uygun bir şekilde petrolden daha ucuza mal edilebileceğini düşünüyorum. Bunun için fiyat ve fizibilite araştırmasının yapılması lazım. Sanıyorum ki petrolden daha ucuza mal olacaktır.&#8221;</p>
<p><strong>samanyoluhaber.com</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2011/08/hidrojen-sulfurden-hidrojenin-ayristirilarak-enerji-uretildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Madde ve Enerji Zinciri-2</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2011/03/madde-ve-enerji-zinciri-2/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2011/03/madde-ve-enerji-zinciri-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Mar 2011 22:01:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımız]]></category>
		<category><![CDATA[atom]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[galaksi]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=2097</guid>
		<description><![CDATA[Gelişen yetenekler ve olanaklar sayesinde gözlemlediğimiz sistemimiz ve evrende algılayabildiğimiz son yapılar olan galaksiler, madde ve enerji 1 makalemde anlattığım zincirin 6&#8242;ıncı halkasıdır. Enerji zincirinde galaksileri meydana getiren sistemleri madde ve enerji zincirine eklemedim, bunun sebebi ise tek başına hareket eden kütleleri, uydusuz gezegenleri, uydusu olmayan yıldızları aynı kategoride değerlendirmemden kaynaklanmaktadır.algılarımız 6&#8242;ıncı aşamaya kadar evreni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gelişen yetenekler ve olanaklar sayesinde gözlemlediğimiz sistemimiz ve evrende algılayabildiğimiz son yapılar olan galaksiler, madde ve enerji 1 makalemde anlattığım zincirin 6&#8242;ıncı halkasıdır.</p>
<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2011/03/evren.jpg"><img src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2011/03/evren-300x180.jpg" alt="" title="evren" width="300" height="180" class="alignleft size-medium wp-image-2098" /></a>Enerji zincirinde galaksileri meydana getiren sistemleri madde ve enerji zincirine eklemedim, bunun sebebi ise tek başına hareket eden kütleleri, uydusuz gezegenleri, uydusu olmayan yıldızları aynı kategoride değerlendirmemden kaynaklanmaktadır.algılarımız  6&#8242;ıncı aşamaya kadar evreni hem mikro düzeyde, hemde makro düzeyde gözlemleyebilmekte. evreni mikro düzeyde incelediğimizde ise karşımıza atomlar ve atom altı parçacıklarının dünyası çıkmakta.<br />
Tüm parçacıklarda bölünme sonunda en alt birimlere ve sonunda hiçliğe bağlanmakta ve bundan sonra karşımıza hiçliğin içindeki bilinç çıkmakta; yani madde ve enerji zincirinin temelinde bulunan süper bilinç ortaya çıkmakta. bu süper bilinç sadece 6 aşamaya kadar bu evreni inşa ve kendini bu aşamalarla sınırlamış olabilir mi? kanaatime göre hayır peki bu aşamalar ne kadar devam etmiş olabilir, 6 aşamadan sonra daha kaç aşama vardır? bu soruya verilecek cevap ise muammadır.<br />
Bildiğimiz galaksiler neyin parçası neyi tamamlıyor sorusuna  ise muhakkak toplamda başka bir devasa aşamayı tamamlıyor diyebiliriz. öyleyse galaksilerin tamamladığı devasa aşama başka bir boyut mudur? elbette başka bir boyuttur. nasıl bir boyut olduğu konusunda ise sadece tahminler yürüterek belki bir şeyler edinebiliriz.<br />
Aklıma 11 boyut ve paralel evrenler teorisi geldi, şimdi 7&#8242;inci(4&#8242;üncü boyut) aşamada ne olduğunu, neler olduğunu bilmez iken 11 boyut ve paralel evrenlerden bahseden bazı bilim çevrelerine anlam veremiyorum ve diğer taraftanda paralel evrenlere açılacak tüneller hakkında var sayımlar ortaya atanların bir hayal peşinde koştuklarını düşünüyorum.Paralel evrenlere açılacak bir yol arayanlara hayal peşinde koştuklarını dememin sebebi ise zaten o boyutların parçası olduğumuz gerçeğdir, o boyutların içindeyiz, o boyutların üst olmasından dolayı algılayamıyoruz ama tüm boyutlarında parçası olduğumuz bir gerçek.<br />
Bu boyutlara geçemiyeceğimizi, dünyadan bazı örnekler vererekte anlatabiliriz; Düşünün kalbimizde bulunan bir su molekülündeki bir hidrojen atomu kendini yerinden kopararak, tüm vücutumuzun dışına çıkacak ve sonra vücudumuzun dışını keşfedip tüm fotoğrafı görecek mümkünmü dür? malesef değil ama hidrojen atomu vücutumuzun bir oluşturanımıdır? elbette evet.<br />
Sonuç olarak biz insanoğlu kendi alt boyutlarımızı 2&#8242;inci ve içinde yaşadığımız 3 boyutu gözlemleyebiliyoruz , bundan sonraki boyutlar idrak ve algı sınırımızın dışında olduğu için algılayamıyruz ama algılayamazsak bile diğer boyutlarında parçasıyız.</p>
<p><strong>TURAN ZENGİN</strong><br />
Kaynaklar:<br />
genel fizik yasaları<br />
11 boyut ve paralel evrenler teorisi<br />
madde enerji zinciri makalesi-1 t.zengin</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2011/03/madde-ve-enerji-zinciri-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Madde ve Enerji Zinciri</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2011/03/madde-ve-enerji-zinciri/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2011/03/madde-ve-enerji-zinciri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Mar 2011 13:05:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımız]]></category>
		<category><![CDATA[cern]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=2092</guid>
		<description><![CDATA[Yaşadığımız yüzyılda fizik alanında yapılan geniş ölçekli araştırma ve çalışmalar devam etmekte, uluslararası bazda yapılan cern deneylerinde kısmi olsa bile atom altı parçacıkların varlığı saptandı. Bundan sonraki süreçte atom altı parçacıklarının daha küçük parçaları için yapılan araştırmalar ve sonuçları merakla beklenmektedir. Peki bundan sonra bulunacak parçacıkların, parçacıklarıda araştırılacak mı? bu araştırmalar nereye kadar sürebilir? parçacıklar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2011/03/kara_delik_mit_05.jpg"><img src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2011/03/kara_delik_mit_05-300x240.jpg" alt="" title="kara_delik_mit_05" width="300" height="240" class="alignleft size-medium wp-image-2093" /></a>Yaşadığımız yüzyılda fizik alanında yapılan geniş ölçekli araştırma ve çalışmalar devam etmekte, uluslararası bazda yapılan cern deneylerinde kısmi olsa bile atom altı parçacıkların varlığı saptandı. Bundan sonraki süreçte atom altı parçacıklarının daha küçük parçaları için yapılan araştırmalar ve sonuçları merakla beklenmektedir.<br />
Peki bundan sonra bulunacak parçacıkların, parçacıklarıda  araştırılacak mı? bu araştırmalar nereye kadar sürebilir? parçacıklar küçüldükçe bölünme sayılarında farklılık göstermiyor,  parçacık arama yolculuğu ne kadar sürebilir. bunları bende herkes gibi merak ediyorum.<br />
Yalnız parçacık arayışındaki bölünmenin bir sonunun ve sınırının olduğunu düşünüyorum , bölünmenin en son aşamalarda hiçliğe bağlanacağına ve bundan sonraki aşamalarda ise atomdaki bilince dair araştırmaların süreceğine inanmaktayım. Evrendeki düzene baktığımızda ise en küçük yapı taşından, en büyük süper galaksilere kadar  düzenin aynı işlediği merkeze dayalı enerji veya kütlelerin etraflarındaki enerji ve uydu hareketlilikleri gözlenlenmekte. evrendeki hareketliliğe örnek verecek olursak, hidrojen bir proton birde elektrondan meydana gelmiştir, dünya ise tek uydulu bir gezegendir ikisinin arasındaki fark elektromanyetik alan enerjisiyle diğeri ise kütlesel çekim gücüyle hareket etmesidir.<br />
Evrende en son bildiğimiz devasa çaptaki süper galaksiler veya galaksiler bir araya gelerek neyi oluşturuyor? parçacık, atom, element,madde,gezegen, galaksi dedikten sonra bunların bütünlüğü başka bilmediğimiz devasa bir bütünlüğün sadece ve sadece küçük ayrıntıları olabilir mi? biz bu aşamalaların 5&#8242;ıncisi olan gezegendeyiz ve algılarımızın algıladığı galaksileri ve süper galaksileri bilmekteyiz , bundan sonraki aşamalalarda galaksiler bir araya gelerek bir şeyimi oluşturuyor, peki bundan sonraki oluşum ne ? enerji ve medde zincirinde daha bilmediğimiz kaç aşama olabilir?<br />
Evreni hiçlikten meydana getiren bu muazzam bilinç sadece bildiğimiz bu 6 aşamayla yetinmiş olabilir mi? Algılarımızın sonucunda evreni oluşturan parçaların en büyüğünün galaksiler olduğunu biliyoruz. madde ve enerji zinciri belkide bilmediğimiz çok halkadan bu evreni oluşturmuş olabilir.<br />
Sonsuzluğun içinde bulunan süper bilinç enerjiyi ve bu bilinçli enerjide atomları elementleri ve maddeyi madde&#8217;de gezegenleri ve galaksileri oluşturuyorsa galaksilerinde toplamının başka bir yapıyı oluşturduğuna inanmaktayım.<br />
Bu defa enerji ve madde zincirinin sonsuzluğun içinde durmadan kendini inşa etme durumu ortaya çıkabilir, durmadan büyüyen madde ve enerji zinciri sonsuzluğun alanı içinde büyümeye devam eder bu büyümenin sonsuzluk içinde  davamlı yine başlangıçtaki kadar yer kapladığını düşünüyorum.<br />
Her şeyi oluşturan enerji ve madde zincirini sadece bildiğimiz bu 6 aşamadan oluşmadığını belki bu zencirin yüzlerce aşamadan meydana geldiğini algılarımızın sadece 6 aşamaya kadar bile bildiğini aslında yüz katlı bir binanın 5 inci katında oturduğumuzu sadece alt katları ve bir üstteki katı görebildiğimizi diğer katları görebilmemiz için kendimizi tehlikeye atmadan başımızı iyi yukarı döndürmemiz gerektiğini düşünmekteyim.<br />
TURAN ZENGİN<br />
Kaynaklar: parçacık,molekül,atom,cern deneyi GENEL KÜLTÜR ANSİKLOPEDİLERİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2011/03/madde-ve-enerji-zinciri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enerji sorununa füzyonlu çözüm</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2010/06/enerji-sorununa-fuzyonlu-cozum/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2010/06/enerji-sorununa-fuzyonlu-cozum/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Jun 2010 07:57:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>afizik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[füzyon]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[lazer]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer füzyon]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=1855</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en büyük problemlerinden birisi de enerji problemleridir. Doğal enerji kaynaklarının azalmasından dolayı bilim adamları alternatif enerji üretme yollarını araştırıyor. Günaş ve yıldızlar füzyon sayesinde çok büyük enerji üretebiliyorlar. Peki Dünya&#8217; da füzyon gerçekleştirilebilirmi? ABD, Kaliforniya&#8217;da bulunan Lawrance Livermore Ulusal Laboratuarı&#8217;nda çok önemli bir deney üzerinde çalışılıyor. Bilim adamlarının deneyle hedeflediği şey, güneşin ürettiği enerjinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyanın en büyük problemlerinden birisi de enerji problemleridir. Doğal enerji kaynaklarının azalmasından dolayı bilim adamları alternatif enerji üretme yollarını araştırıyor. Günaş ve yıldızlar füzyon sayesinde çok büyük enerji üretebiliyorlar. Peki Dünya&#8217; da füzyon gerçekleştirilebilirmi?</strong></p>
<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/06/fuzyondeneyi.jpg"><img src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/06/fuzyondeneyi-300x212.jpg" alt="" title="fuzyondeneyi" width="300" height="212" class="alignleft size-medium wp-image-1856" /></a><!-- adman --><br />
ABD, Kaliforniya&#8217;da bulunan Lawrance Livermore Ulusal Laboratuarı&#8217;nda çok önemli bir deney üzerinde çalışılıyor. Bilim adamlarının deneyle hedeflediği şey, güneşin ürettiği enerjinin bir benzerini oluşturmak.</p>
<p>Füzyon adı verilen bu yöntemi, yüzden fazla lazeri bir noktada toplayarak oluşturmaya çalışan bilim adamları bunun için özel bir düzenek oluşturdular.</p>
<p>National Ignition Facility (NIF) adı verilen merkezde gerçekleştirilecek deneyde 1500 metre uzaklıktan gönderilecek olan 192 adet lazer ışını tek bir noktada toplanacak.<br />
<a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/06/fuzyondeneyi1.jpg"><img src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/06/fuzyondeneyi1.jpg" alt="" title="fuzyondeneyi1" width="450" height="269" class="aligncenter size-full wp-image-1857" /></a><br />
NIF&#8217;de yapılacak olan deneyde, lazerler  saniyenin 20 milyarda biri kadar bir süre içerisinde 500 trilyon Watt&#8217;lık bir güç üretecekler. Bu tüm dünyada aynı süre içinde üretilenden 500 kat daha fazla. 152 adet  lazerin odak noktası işte bu kürenin içi olacak. Yukarıda görülen metal küre aslının küçük bir kopyası.</p>
<p>Lawrance Livermore Ulusal Laboratuarı&#8217;nındaki National Ignition Facility&#8217;nin şeması. Lazerler iki hattan hedef noktasına gönderilecek. Bilim adamlarının kontrol odası ise orta kısımda bulunuyor.</p>
<p>NIF&#8217;te yer alan iki adet  lazer hattından birinin görüntüsü. Sistem saniyenin 5 milyarda birinde bir süre içerisinde 0,000000001 Joule enerjiye sahip olan lazeri 4 milyar Joule&#8217;e çıkaracak. </p>
<p>NIF&#8217;deki gerçek hedef noktası. 192 adet lazer bu noktada bir araya gelecek. Hedef noktasının boyutları teknisyenlerin içinde rahatça  çalışabileceği kadar geniş. </p>
<p>Lazerleri yönlendirmek ve kırmak için kullanılan potasyum dihidrojen fosfat kristallerinden biri. Sistemde  bunlardan 600 adet kullanılacak. Ana lazer ilk önce 192 parçaya ayrılacak ve sonra hedef noktasında tekrar bir araya gelecek. </p>
<p>NIF&#8217;deki kontrol odası. Deneyin tüm detayları buradan takip edilecek.</p>
<p>Kontrol odasından enteresan bir detay. Deney sırasında istenmeyen bir olay olduğunda her şeyi bir anda kapatmak için her masada birer kırmızı düğme yer alıyor.</p>
<p>Hedef noktasının içerisinde bu küçük yakıt hücreleri yer alıyor. Bu hücreler lazerlerin bir araya gelmesi ile birlikte harekete geçiyorlar.</p>
<p>Tesisin ve lazer hatlarının büyüklüğünü anlamak için sol tarafta yer alan iki teknisyenin boyuna bakın.<br />
shiftdelete.net</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2010/06/enerji-sorununa-fuzyonlu-cozum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kömür Yerine Biyogaz Kullanılacak</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2009/04/komur-yerine-biyogaz-kullanilacak/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2009/04/komur-yerine-biyogaz-kullanilacak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 21:16:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>afizik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[biogaz]]></category>
		<category><![CDATA[biyogaz]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[kömür]]></category>
		<category><![CDATA[temiz enerji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=1264</guid>
		<description><![CDATA[Doğru enerji kullanımı için kömür yerine biyogaz kullanılacak. Türkiye&#8217;de bulunan 300 milyona yakın büyükbaş, küçükbaş ve kümes hayvanlarının gübresinden elde edilen biyogazın, 2 milyon 400 bin ton kömüre eşdeğer enerji verebileceği bildirildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı&#8217;nın resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Türkiye&#8217;de bulunan toplam 292 milyon 594 bin 453 büyükbaş, küçükbaş ve kümes [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doğru enerji kullanımı için kömür yerine biyogaz kullanılacak.</strong></p>
<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2009/04/inek.jpg"><img class="size-full wp-image-1265 alignleft" title="inek" src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2009/04/inek.jpg" alt="inek" width="320" height="249" /></a><!-- adman -->Türkiye&#8217;de bulunan 300 milyona yakın büyükbaş, küçükbaş ve kümes hayvanlarının gübresinden elde edilen biyogazın, 2 milyon 400 bin ton kömüre eşdeğer enerji verebileceği bildirildi.</p>
<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı&#8217;nın resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Türkiye&#8217;de bulunan toplam 292 milyon 594 bin 453 büyükbaş, küçükbaş ve kümes hayvanlarının yıllık 72 milyon 325 bin 307 ton hayvansal gübre elde edildiği belirtilirken, bu gübrelerden yılda toplam 1 milyar 672 milyon 30 bin 906 metreküp biyogaz üretildiği ifade edildi. Üretilen bu biyogazın Türkiye&#8217;de üretilen 2 milyon 416 bin 699 tonluk kömürden elde edilen enerjiye eş olduğu ifade edilirken, en çok yaş gübrenin küçükbaş hayvanlardan elde edildiği dile getirildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2009/04/komur-yerine-biyogaz-kullanilacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vücuttaki Titreşimlerden Enerji</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2009/04/vucuttaki-titresimlerden-enerji/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2009/04/vucuttaki-titresimlerden-enerji/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2009 14:17:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>afizik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Elektrik-Elektronik]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[titreşim]]></category>
		<category><![CDATA[titreşim enerjisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=1222</guid>
		<description><![CDATA[İtalyan bilim insanları insan vücudundaki titreşim enerjisini kullanabilen hareketli elektronik cihazlar üretecekler. Algılayıcılar ısı, iletkenlik gibi fiziksel özelliklere ya da kimyasal yöntemlere dayanarak belirli bir maddenin düzeyini belirlemeye yarayan cihazlardır. Vücut içinde dolaşarak ulaşılması zor bölgelerden veri toplayan algılayıcılar doktorlara çok yararlı olabilir. Ancak böyle algılayıcılara enerji sağlanması önemli bir sorun teşkil ediyor. Standart yakıt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İtalyan bilim insanları insan vücudundaki titreşim enerjisini kullanabilen hareketli elektronik cihazlar üretecekler.</strong></p>
<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2009/04/elektrik-akimi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1223" title="elektrik-akimi" src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2009/04/elektrik-akimi.jpg" alt="elektrik-akimi" width="353" height="229" /></a>Algılayıcılar ısı, iletkenlik gibi fiziksel özelliklere ya da kimyasal yöntemlere dayanarak belirli bir maddenin düzeyini belirlemeye yarayan cihazlardır. Vücut içinde dolaşarak ulaşılması zor bölgelerden veri toplayan algılayıcılar doktorlara çok yararlı olabilir. Ancak böyle algılayıcılara enerji sağlanması önemli bir sorun teşkil ediyor. Standart yakıt hücreleri çok büyük, ayrıca algılayıcı bir kere vücudun içine bırakıldıktan sonra pillerini değiştirmek çok zor oluyor. İtalya’daki araştırmacılar bu soruna çözüm olarak insan vücudu içindeki doğal titreşimlerin enerjisini kullanabilen hareketli elektronik cihazlar kullanılmasını öneriyorlar.</p>
<p>İtalya’da, Perugia Üniversitesi’ndeki araştırmacılardan Luca Gammaitoni önümüzdeki 5-10 yıl içinde çok sayıda mikro ölçekli mekanizma üretileceğini ve en önemli sorunun bunlara enerji sağlamak olacağını söylüyor. Gammaitoni ve birlikte çalıştığı araştırma ekibi, piezoelektrik özellik gösteren malzemeler kullanarak çevredeki titreşimlere maruz kaldığında zayıf elektrik akımları üretebilen algılayıcılar oluşturmayı düşünüyor. Çevre gürültüsünü faydalı enerjiye dönüştürme fikri daha önce de ortaya atılmıştı; ancak bu çalışmada yeni olan aynı anda çok çeşitli titreşimlerden yararlanmayı sağlayacak farklı bir teknik önerilmesi.</p>
<p>kaynak: tubitak.gov.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2009/04/vucuttaki-titresimlerden-enerji/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adımlarından enerji üretecekler</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2008/12/adimlarindan-enerji-uretecekler/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2008/12/adimlarindan-enerji-uretecekler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Dec 2008 15:40:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>afizik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Elektrik-Elektronik]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=870</guid>
		<description><![CDATA[Japonya&#8217;nın başkenti Tokyo&#8217;daki metro istasyonlarında bulunan turnikelerinin önüne yerleştirilen özel paneller sayesinde, metro yolcularının attığı adımlardan enerji elde edilecek. Metro tabanına konulan özel kauçuk paneller, üzerlerine basan yolcuların yarattığı titreşimden ortaya çıkan enerjiyi depolayacak. Yetkililer, hergün yüzbinlerce kişinin kullandığı metrolardan elde edilecek enerjiyle, yine metrolardan bulunan hareketli reklam panoları ve bilet otomatlarının enerji ihtiyacının karşılanacağını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Japonya&#8217;nın başkenti Tokyo&#8217;daki metro istasyonlarında bulunan turnikelerinin önüne yerleştirilen özel paneller sayesinde, metro yolcularının attığı adımlardan enerji elde edilecek.</strong></p>
<p><img class="alignleft" src="http://www.veteknoloji.com/resimler/haberler/20081213043927_enerji.jpg" style="float: left;" alt="" width="287" height="238" />Metro tabanına konulan özel kauçuk paneller, üzerlerine basan yolcuların yarattığı titreşimden ortaya çıkan enerjiyi depolayacak.</p>
<p>Yetkililer, hergün yüzbinlerce kişinin kullandığı metrolardan elde edilecek enerjiyle, yine metrolardan bulunan hareketli reklam panoları ve bilet otomatlarının enerji ihtiyacının karşılanacağını kaydediyor.<br />
veteknoloji.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2008/12/adimlarindan-enerji-uretecekler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güneş enerjili masa lambası</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2008/12/gunes-enerjili-masa-lambasi/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2008/12/gunes-enerjili-masa-lambasi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2008 15:14:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>afizik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Elektrik-Elektronik]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[güneş enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[masa lambası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=852</guid>
		<description><![CDATA[Sony, çiçek desenli güneş enerjisi panellerinden oluşan, &#8220;Hana-Akari&#8221; isimli lamba prototipini tanıttı. Sony, Hana-Akari &#8220;Çiçek(li) Lamba&#8221; adını verdiği dekoratif güneş enerjili masa lambası prototipini, Tokyo&#8217;da düzenlenen &#8220;Eco-Products 2008&#8243; fuarında tanıttı. Boyayla güneş enerjisine duyarlı hale getirilmiş, üstleri de dekoratif çiçeklerle kaplı dört güneş enerjisi panelinden oluşan lambalar, fotosenteze benzer bir teknikle güneş ışığını elektriğe çevirerek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="ttl" style="font-size: 12px;"><strong>Sony, çiçek desenli güneş enerjisi panellerinden oluşan, &#8220;Hana-Akari&#8221; isimli lamba prototipini tanıttı.</strong></div>
<div class="ttl" style="font-size: 12px;"></div>
<div class="ttl" style="font-size: 12px;"><img class="alignleft" src="http://www.cnnturk.com/handlers/file.ashx?FileID=172468&amp;Width=292&amp;Height=0&amp;BlackWhite=False" style="float: left;" alt="" width="292" height="219" />Sony, Hana-Akari &#8220;Çiçek(li) Lamba&#8221; adını verdiği dekoratif güneş enerjili masa lambası prototipini, Tokyo&#8217;da düzenlenen &#8220;Eco-Products 2008&#8243; fuarında tanıttı.</p>
<p>Boyayla güneş enerjisine duyarlı hale getirilmiş, üstleri de dekoratif çiçeklerle kaplı dört güneş enerjisi panelinden oluşan lambalar, fotosenteze benzer bir teknikle güneş ışığını elektriğe çevirerek içlerinde bulunan LED lambanın ışık yaymasını sağlıyor.</p>
<p>Lambanın, 4 ayrı renk seçeneği var. Sony, Hana Akari için tam bir çıkış tarihi vermiyor.</p>
<p><strong>Kaynak: <span class="cnnRed">Yahoyt.com</span></strong></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2008/12/gunes-enerjili-masa-lambasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su altında güneş enerjisi</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2008/12/su-altinda-gunes-enerjisi/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2008/12/su-altinda-gunes-enerjisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2008 07:18:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>afizik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[denizaltı]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[güneş enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=836</guid>
		<description><![CDATA[Güneş enerjili denizaltı geliyor! Güneş enerjisi şimdi de su altına giriyor. Güneş enerjili denizaltı projesinin detayları burada&#8230; Enerji kaynaklarının her geçen gün daha sınırlı hale gelmesi, bilim adamlarını alternatif enerjilere yönlendirmeye devam ediyor. Güneş enerjisi ise düşük maliyeti ve çevreye zarar vermemesi nedeniyle en popüler alternatiflerden biri. Güneş enerjisiyle çalışan pek çok cihaz gördük ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Güneş enerjili denizaltı geliyor!</p>
<p><img class="alignleft" src="http://www.veteknoloji.com/resimler/haberler/20081201045745_denizalti.jpg" alt="" style="float: left;" width="287" height="238" /></p>
<p>Güneş enerjisi şimdi de su altına giriyor. Güneş enerjili denizaltı projesinin detayları burada&#8230;</p>
<p>Enerji kaynaklarının her geçen gün daha sınırlı hale gelmesi, bilim adamlarını alternatif enerjilere yönlendirmeye devam ediyor. Güneş enerjisi ise düşük maliyeti ve çevreye zarar vermemesi nedeniyle en popüler alternatiflerden biri. Güneş enerjisiyle çalışan pek çok cihaz gördük ama doğrusu bir denizaltının bu yönteme başvuracağı bizim de aklımıza gelmemişti.</p>
<p>BKW isimli bir İsviçre şirketi, denizin güneş girmeyen derinliklerinde enerjisiz kalmamak için su yüzeyine çıkartılabilen, denizaltıya bağlı yüzen güneş palleri kullanmayı planlıyor. Ticari amaçla kullanılması hedeflenen bu denizaltı aynı anda 30 kişiye birden hizmet verebilecek.</p>
<p>Şirket, denizaltının 2012 yılında hazır olacağını söylüyor.<br />
(veteknoloji.com)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2008/12/su-altinda-gunes-enerjisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

