+ Fizik Portalı Forumu » Her Telden (10 dakika teneffüs arası) » Yörelerimiz
|- KARAELMAS DİYARI --- ZONGULDAK ----

KARAELMAS DİYARI --- ZONGULDAK ----

Fizik Portalı Forumu/KARAELMAS DİYARI --- ZONGULDAK ---- => Hangi yönden gelirseniz gelin yamaçlardan denize doğru akan deli bir yeşil karşılar sizi Zonguldak’ta. İnsanın içine ürkü salan uçurumların, koyakların, dik yamaçların içinden kıvrılarak giden yolda, yeraltı şehrinin ilk merhabası olan tünelleri geçerek girersiniz kente. Çevrede baretleri ve

Gönderen Konu: KARAELMAS DİYARI --- ZONGULDAK ----  (Okunma sayısı 3063 defa)

physicist67

  • Öğretmen
  • Portal Profesörü
  • *****
  • İleti: 470
  • Teşekkür Sayısı: 572
KARAELMAS DİYARI --- ZONGULDAK ----
« : 24 Temmuz 2008, 12:07:00 »
Hangi yönden gelirseniz gelin yamaçlardan denize doğru akan deli bir yeşil karşılar sizi Zonguldak’ta. İnsanın içine ürkü salan uçurumların, koyakların, dik yamaçların içinden kıvrılarak giden yolda, yeraltı şehrinin ilk merhabası olan tünelleri geçerek girersiniz kente. Çevrede baretleri ve lambalarıyla yorgun yüzlü madencileri görmeseniz de yontularından birinin kazmasıyla burun buruna geliverirsiniz bir anda. Şaşırmayın sakın, ne de olsa bir madenci kentindesiniz artık.
 

 
Diyelim ki İstanbul’dan geliyorsunuz. Çeliği ve çileğiyle ünlü Ereğli olacaktır kömür memleketindeki ilk durağınız. Çeliğinin parıltısı gözünüzü kamaştırsa da, kente adını veren Herkül ile pandomimci Krispos’un mahzunluğu, içinizi burkar epeyce. Yazgısını elinde tutanlar, tarihsel dokusunu koruyup buna uygun bir mimariyi değil de, kapitalizmin nevzuhur yerleşmelerinden birini yaratmayı amaçladığından beri, ne yazık ki 3 bin yıllık geçmişinden eser kalmadı Ereğli’nin. Helenistik dönemden kalıt görkemli surları, vahşi kapitalizmin mabedi çok katlı yapıların arasında içiniz yanarak ararsınız bu yüzden. Üç başlı cehennem köpeği Kerberus’u yenen Herkül, kapitalizme yenik düşmüştür binlerce yıl sonra…
 

 
Araçların değil de kömürün peşini sürerseniz, Ereğli’den sonra Kandilli’ye varır yolunuz; bir başka tansığın, Uzun Mehmet’in vatanına yani. Yüksek tepelerin kuytuluğunda kurulu bu maden kenti, vefasızlığın, kadir bilmezliğin, gözü dönmüş yıkıcılığın anıtı olarak durmaktadır oracıkta; yıkkın, boynu bükük, viran… Yıkılmış işçi lojmanları, terk edilmiş tesisler, kapatılmış ocaklar… Buraları birazcık bilmeyen, gördüğü manzara karşısında bir büyük deprem olmuş da canını kurtaran zor kaçmış sanır. “Bu çağda eski bir maden kentini korumak bu kadar mı zor?” sorusuyla boğuşurken, içinizi saran kor alevli bir yangın değil de isyan duygusudur artık…
 

 
Büyük bir kederle ayrıldığınız Kandilli’den Zonguldak’a varıncaya dek, avunacağınız tek şey yeşilin bin bir tonuyla yüzünüze gülen doğa olacaktır. Doğa, kendine reva görülen hoyratlığa inat, isyan bayrağına bürünmüş de sanki dört bir yanı yeşile kesmiş gibidir. Kandilli’yi unutur da ruhunuzu akıp giden yeşile teslim ederseniz, içinizi saran tatlı bir huzurla varırsınız Kozlu’ya. Bitimsiz acıların, maden kentinin gördüğü en büyük kırımın, grizuların, diyarıdır Kozlu. Hemen girişinde 91 grevinden yadigâr bir madenci yontusu karşılar sizi. Bu yontudaki madenci, mitolojideki tanrı Herkül kadar görkemlidir. Havada yalımlanan kazması ve vücudunun her zerresiyle üretmeye, var etmeye hazırdır sanki. Tunç bakışlarındaki kararlılık başka türlü duygulara salar, coşkulandırır sizi. Hiç inmeyen kazması, üreten Zonguldak’ı simgelemenin haklı gururu ve kibriyle bakar yoldan gelip geçenlere.
 

 
Yolculuğunuz Zonguldak kent merkezine doğru sürerken denize hâkim bir tepenin üzerindeki yükselti dikkatinizi çeker birden. İlk bakışta, denizden karaya doğru sıçrayan devasa bir balığın yüzgecini çağrıştıran bu yapı, yükselen alevlerle kömürün içindeki gizil gücü betimleyen Uzun Mehmet anıtıdır. Kömürle, Zonguldak’la özdeşleşmiş, yeraltı insanlarının simgesi olmuş Uzun Mehmet adına farklı bir üslupla yapılan bu anıt, ülkede emek adına dikilen ilk anıtlarından biridir aynı zamanda. Çevredeki devinim dikkatinizi çeker daha sonra, homurtularla anıtın bulunduğu tepenin yamaçlarını oyan iş makinelerine takılır gözünüz. Kısa bir soruşturmadan sonra aldığınız yanıt şaşkına çevirir sizi. Söylenene göre, anıtın hemen yanında Dedeman’ın beş yıldızlı bir görgüsüzlüğü yükselecektir. Dünyanın her yerindeki kimlikli kentlerde anıtlara göre çevre düzenlemesi yapılırken, bırakınız gölgede bırakmayı, anıtı neredeyse yıkıp yok edecek bir yapılaşma, hummalı bir çalışmayla yükselmektedir Zonguldak’ta. Acı acı gülerken düşünürsünüz ki, tansık bir kez daha gerçekleşecek, Uzun Mehmet yine katledilecektir. Fail, İsmail Ağa değil de, çağdaşı başka mültezimler olacaktır yalnızca.

Allak bullak olmuş bir halde kente girdiğinizde anıtların en ünlüsüne varır yolunuz. Dört bir yanını vızır vızır akan araç trafiğinin çevrelediği bu anıta bir gözle bakarsanız; son yirmi yılda büyük madenci grevi de dâhil tarihsel ölçekli birçok toplantıya tanıklık etmiş bir kent bilgesi görürsünüz.  Başka bir gözle baktığınızdaysa; sırtında kazması, elinde ölgün lambası ve yorgun yüzüyle ocağı terk eden yaşlı madenci, Zonguldak’a biçilen rolü simgeler sanki. “Artık ekmek yok size bu ellerde” demektedir birileri. “Tevekkülle boynunuzu eğip, kazmanızı sırtınıza vurun, alın lambanızı gidin evinize.”
 

 
Zonguldak Havzası Maden Şehitleri Anıtı, acının cisimleşmiş hali gibi yükselmektedir limanda. Ülkenin dört bir yanından gelip yeraltında canlarını vererek yeryüzüne hayat veren soylu insanların anısına yapılan bu anıtta, binlerce maden şehidinin adı kazılıdır yıl yıl. İsimlerim kazılı olduğu siyah granite, Zonguldaklının acıdan taşlaşmış yüreği olarak bakın siz. Yapımının üzerinden üç yıl gibi kısa bir zaman geçmesine karşın nasıl bu kadar yıprandığına anlam veremezsiniz ilkin. İlgisizliğin payını düşünürsünüz bu yüzden. Daha sonra acının erken yaşta çökerttiği her insan gibi, şehit madenci anıtının da bir anda yaşlandığı, taşıdığı ağır yükün altında ezildiği fikri, diğer bir seçenek olarak geliverir aklınıza.

Dört bir yanında emeği simgeleyen yontular bulunan Zonguldak’ın anıtlarını şöyle bir dolaşmanız bile kentin içler acısı durumu hakkında bilgi verir size. Hızla değerlerinden arındırılıp, geçmişinden koparılmaya çalışılan Zonguldak, “kâr ille de kâr” aç gözlüğüne teslim olmuş durumda. Çok değil, 15 yıl önce ülkenin umudu olarak büyük bir coşkuyla geleceğe doğru yürüyen bir halk, dokunulmaz tiranların egemenliğinde yaşıyor şimdi. Yerin yüzlerce metre derinliğinden isli bir yorgunlukla çıkarılan kömür, billur bir parlaklıkla şavkımıyor insanların yüzüne. Emeğin başkenti, burçlarında egemenliğini ilan eden zorbaların albenili armalarının yerinde, özgürlük savaşçılarının pankartlarının dalgalanacağı günleri bekliyor büyük bir sabırla…

(*) Maden İşçisi

 

 
« Son Düzenleme: 06 Aralık 2010, 13:23:21 Gönderen: physicist67 »
[HIGHLIGHT=#ffff00]TEŞEKKÜR BUTONUNA TIKLAMAN YETERLİ....EMEĞE SAYGI LÜTFEN.....[/HIGHLIGHT]

Paylaş delicious Paylaş facebook Paylaş technorati Paylaş twitter

ResulŞimşek

  • Portal Profesörü
  • *****
  • İleti: 500
  • Teşekkür Sayısı: 183
KARAELMAS DİYARI --- ZONGULDAK ----
« Yanıtla #1 : 16 Eylül 2008, 15:12:32 »
hocam bazı resimlerde hata veriyor.








Üyeye b

Paylaş delicious Paylaş facebook Paylaş technorati Paylaş twitter

physicist67

  • Öğretmen
  • Portal Profesörü
  • *****
  • İleti: 470
  • Teşekkür Sayısı: 572
KARAELMAS DİYARI --- ZONGULDAK ----
« Yanıtla #2 : 06 Aralık 2010, 13:23:52 »
RESİMLER yenilenmiştir

Paylaş delicious Paylaş facebook Paylaş technorati Paylaş twitter


Konuyu Paylaş

Paylaş delicious Paylaş facebook Paylaş technorati Paylaş twitter

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt / Gösterim Son İleti
xx
ZONGULDAK KARAELMAS ÜNİVERSİTESİ

Başlatan physicist67

0 Yanıt
992 Gösterim
Son İleti 22 Temmuz 2008, 08:49:04
Gönderen: physicist67