<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fizik Portalı</title>
	<atom:link href="http://www.fizikportali.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fizikportali.com</link>
	<description>Fizik Eğitim ve Haber Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 03 Mar 2010 06:12:41 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Cenevre Otomobil Fuarı başladı</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2010/03/cenevre-otomobil-fuari-basladi/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2010/03/cenevre-otomobil-fuari-basladi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 06:11:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>afizik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Otomobil]]></category>
		<category><![CDATA[elektrikli otomobil]]></category>
		<category><![CDATA[fuar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=1770</guid>
		<description><![CDATA[80&#8242;incisi bu yıl düzenlenen Cenevre Otomobil Fuarı başladı. 16 Elektrikli otomobilin damgasını vurduğu açılışta elektrikli otomobiller yoğun ilgi görüyor.

Bu yıl 100&#8242;ün üzerinde modelin dünya ve Avrupa prömiyerinin yapılacağı fuarın basın açılışı yapıldı.
Yarın da basına açık olacak fuar, 4-14 Mart 2000 tarihleri arasında ziyaretçiler tarafından görülebilecek.
Bu yıl toplam 78 bin metre karelik bir alanda, 30 ülkeden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>80&#8242;incisi bu yıl düzenlenen Cenevre Otomobil Fuarı başladı. 16 Elektrikli otomobilin damgasını vurduğu açılışta elektrikli otomobiller yoğun ilgi görüyor.</p>
<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/03/cenevreotomobil.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1771" title="cenevreotomobil" src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/03/cenevreotomobil-300x184.jpg" alt="" width="300" height="184" /></a><!-- adman --><br />
Bu yıl 100&#8242;ün üzerinde modelin dünya ve Avrupa prömiyerinin yapılacağı fuarın basın açılışı yapıldı.</p>
<p>Yarın da basına açık olacak fuar, 4-14 Mart 2000 tarihleri arasında ziyaretçiler tarafından görülebilecek.</p>
<p>Bu yıl toplam 78 bin metre karelik bir alanda, 30 ülkeden 250 katılımcı ve 700 markanın yer alacağı fuarı, 700 bin kişinin ziyaret etmesi bekleniyor.</p>
<p>Cenevre Otomobil Fuarında bu yıl, 100&#8242;ün üzerinde dünya ve Avrupa prömiyeri gerçekleştirilecek. Bu 100 yeni modelin çok önemli bir kısmı çevreye yönelik yeniliklerle dikkati çekiyor. Bu yılın geçen yıllara göre en önemli farkı ise 16 adet elektrikli ya da diğer alternatif sisteme sahip aracın da tanıtılacak olması.</p>
<p>Her yıl olduğu gibi bu yıl &#8221;Yeşil Pavyon&#8221;da geleceğe bakan teknolojileri yakından izlemek mümkün oluyor.</p>
<p>Fuar, otomobil markalarının yanı sıra yan sanayi, tuning ve diğer katılımcıların sunacağı 40&#8242;ın üzerinde yeniliği de yine bu yıl yakından görme ve tanıma olanağı veriyor.</p>
<p>Geçen yıl yaklaşık 700 bin kişinin ziyaret ettiği fuarı iki gün boyunca çeşitli ülkelerden basın mensupları takip ediyor.</p>
<p>Cenevre Otomobil Fuarı üretimi Türkiye&#8217;de yapılan dünya markalarının da boy göstereceği bir alan olacak. Renault&#8217;un elektrikli Fluence&#8217;ı, Fiat&#8217;ın yeni Hibrid Doblo&#8217;su ilk kez Cenevre&#8217;de ziyaretçilerin karşına çıkıyor.</p>
<p>Fiat Doblo Natural Power (Doğal Güç) adıyla tanıtılacak olan doğal gazla çalışan ve 1.4 litre 120 BG&#8217;lik T-jet motorla kombine edilen yeni versiyon, hem ekonomik hem ekolojik özellikleri bir arada sunan fakat performanstan da ödün vermeyen bir seçenek olarak dikkati çekiyor.</p>
<p>Nissan, Opel, Mitsubishi, Peugeot gibi markalarının fuarda elektrikli ürünlerini ve diğer yenilikleri de sergiliyor.</p>
<p><a href="http://www.samanyoluhaber.com/ShowGallery.aspx?ID=4516" onclick="pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.samanyoluhaber.com/ShowGallery.aspx?ID=4516&amp;referer=');">Foto Galeri</a></p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2010/03/cenevre-otomobil-fuari-basladi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elektronik kirlilikten kurtulma yolları</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2010/02/elektronik-kirlilikten-kurtulma-yollari/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2010/02/elektronik-kirlilikten-kurtulma-yollari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 07:54:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>afizik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Elektrik-Elektronik]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[elektromanyetik]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=1765</guid>
		<description><![CDATA[Hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen cep telefonları ve bilgisayarlar başta olmak üzere tüm elektronik aletlerin çevreye yaydığı elektromanyetik kirlilikten kurtulmanın en güzel yollarından birisi de elleri yıkamak ve düzenli duş almak.

Bugün gazetesinde yer alan habere göre Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Süleyman Daşdağ, elektronik eşyaların üretmiş olduğu elektromanyetik kirliliğin vücudumuzda stres ve yorgunluğa neden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen cep telefonları ve bilgisayarlar başta olmak üzere tüm elektronik aletlerin çevreye yaydığı elektromanyetik kirlilikten kurtulmanın en güzel yollarından birisi de elleri yıkamak ve düzenli duş almak.</p>
<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/02/el_yikama.jpg"><img src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/02/el_yikama-300x224.jpg" alt="" title="el_yikama" width="300" height="224" class="alignleft size-medium wp-image-1766" /></a><!-- adman --><br />
Bugün gazetesinde yer alan habere göre Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Süleyman Daşdağ, elektronik eşyaların üretmiş olduğu elektromanyetik kirliliğin vücudumuzda stres ve yorgunluğa neden olduğunu belirtti. Her an bulunmuş olduğumuz ortam elektromanyetik dalga yayan teknolojik cihazlarla dolu. Düzenli olarak akşamları duş almak bütün vücudu elektrik yükünden kurtararak stresten arındırır. Yine gün içerisinde ellerimizi sık sık yıkamakta vücudumuzun elektrik yükünü alır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2010/02/elektronik-kirlilikten-kurtulma-yollari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hadron çarpıştırıcısından ilk sonuçlar</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2010/02/hadron-carpistiricisindan-ilk-sonuclar/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2010/02/hadron-carpistiricisindan-ilk-sonuclar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 21:26:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>afizik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[çarpıştırıcı]]></category>
		<category><![CDATA[deney]]></category>
		<category><![CDATA[fizik deneyi]]></category>
		<category><![CDATA[hadron]]></category>
		<category><![CDATA[parçacık deneyi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=1761</guid>
		<description><![CDATA[İsviçre&#8217; nin Cenevre kentinde bulunan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı&#8217; nda Aralık ayında yapılan çok yüksek enerjili parçacık deneylerinin ilk sonuçları gelmeye başladı.

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı&#8217; ndan bilim adamları teorik olarak beklenenden daha fazla parçacık ortaya çıktığını bildirdiler. Bilim adamları bu olayın fazla bir soru yaratmayacağını açıkladılar. Çarpışan parçacıklardan ortaya çıkan atom altı parçacıklar incelenerek maddenin oluşumu ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İsviçre&#8217; nin Cenevre kentinde bulunan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı&#8217; nda Aralık ayında yapılan çok yüksek enerjili parçacık deneylerinin ilk sonuçları gelmeye başladı.</p>
<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/02/hadron.jpg"><img src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/02/hadron-300x180.jpg" alt="" title="hadron" width="300" height="180" class="alignleft size-medium wp-image-1762" /></a><!-- adman --><br />
Büyük Hadron Çarpıştırıcısı&#8217; ndan bilim adamları teorik olarak beklenenden daha fazla parçacık ortaya çıktığını bildirdiler. Bilim adamları bu olayın fazla bir soru yaratmayacağını açıkladılar. Çarpışan parçacıklardan ortaya çıkan atom altı parçacıklar incelenerek maddenin oluşumu ve yapısı anlaşılmaya çalışılıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2010/02/hadron-carpistiricisindan-ilk-sonuclar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sınav stresi saçlarımızı döküyor</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2010/02/sinav-stresi-saclarimizi-dokuyor/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2010/02/sinav-stresi-saclarimizi-dokuyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 06:35:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>afizik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[saç dökülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[ygs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=1756</guid>
		<description><![CDATA[Aileler çocuklarını sık sık ders çalışması hususunda uyarıyor. Ailelerin çocuklarına bu şekilde müdahelesinden ziyade ufak ödüller ve iltifatlar etmesi daha etkili olacaktır.

YGS sınavının yaklaşmasıyla ortaöğretim öğrencilerinin sitresi git gide artıyor. Bu stresi azaltma hususunda ailelere büyük görevler düşüyor. Ailelelerin çocuklara manevi baskı kurmaması gerekiyor. Öğrenciler zaten belli bir sorumluluğa sahip yaştalar. Sınavın yaklaşmasıyla birlikte stres [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aileler çocuklarını sık sık ders çalışması hususunda uyarıyor. Ailelerin çocuklarına bu şekilde müdahelesinden ziyade ufak ödüller ve iltifatlar etmesi daha etkili olacaktır.</p>
<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/02/stres.jpg"><img src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/02/stres-291x300.jpg" alt="" title="stres" width="291" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1757" /></a><!-- adman --><br />
YGS sınavının yaklaşmasıyla ortaöğretim öğrencilerinin sitresi git gide artıyor. Bu stresi azaltma hususunda ailelere büyük görevler düşüyor. Ailelelerin çocuklara manevi baskı kurmaması gerekiyor. Öğrenciler zaten belli bir sorumluluğa sahip yaştalar. Sınavın yaklaşmasıyla birlikte stres altında olan öğrencilerde cilt hastalıkları, sivilceler, deri dökünyüleri, saç dökülmesi, zayıflama veya şişmanlama görülebiliyor. Aileye düşen görev ise kendi streslerini çoccuklarına yansıtmamaları.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2010/02/sinav-stresi-saclarimizi-dokuyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Planetlerin yörüngeleri</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2010/02/planetlerin-yorungeleri/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2010/02/planetlerin-yorungeleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 07:46:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>afizik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlarımız]]></category>
		<category><![CDATA[kepler]]></category>
		<category><![CDATA[planet]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<category><![CDATA[yörünge]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=1749</guid>
		<description><![CDATA[Astrofizikçilerin kesin iddialarına göre, planetlerin yörüngeleri Kepler’in dediği gibi elipstir: çünkü bu sav Newton’un gök mekaniği kanunlarıyla ispatlanmıştır.
Hayır, katiyen hayır! Yörüngeler elips değildir ve matematikçiler de hiç bir gerçeği ispat edememiştir. O matematikçiler Newton kanunlarını eğip bükerek, Kepler’i haklı çıkaracak sahtekarlıklar yaparak, kendilerini tatmin etmişlerdir.
Elips nedir? Elips düzlemsel bir geometrik şekildir, bir yumurtanın boylamasına kesitine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Astrofizikçilerin kesin iddialarına göre, planetlerin yörüngeleri Kepler’in dediği gibi elipstir: çünkü bu sav Newton’un gök mekaniği kanunlarıyla ispatlanmıştır.</p>
<p>Hayır, katiyen hayır! Yörüngeler elips değildir ve matematikçiler de hiç bir gerçeği ispat edememiştir. O matematikçiler Newton kanunlarını eğip bükerek, Kepler’i haklı çıkaracak sahtekarlıklar yaparak, kendilerini tatmin etmişlerdir.</p>
<p>Elips nedir? Elips düzlemsel bir geometrik şekildir, bir yumurtanın boylamasına kesitine benzer.Eni boyu olan katı bir geometrisi vardır. (a,b) değerleri sabittir.Şek.1</p>
<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/02/resim1.jpg"><img src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/02/resim1.jpg" alt="" title="resim1" width="507" height="242" class="alignnone size-full wp-image-1750" /></a><br />
Şek.1  Elipsin F1,F2 gibi iki odağı vardır ve (F1M+F2M=2*a) dır.</p>
<p>Kepler kimdir? Kepler gök cisimleri konusunda zamanında en mükemmel önerilerde bulunmuş bir araştırmacı, bir ilim adamıdır.1609 yılında  demiş ki: bütün planetlerin yörüngeleri elipstir,Güneş bu elipsin bir odağındadır,F1M uzunluğu eşit zamanda eşit alan tarar,.. vs. 1618’de de demiş ki: planetlerin peryodları (Güneş etrafında bir devir yaparken geçen zaman) P1=P2*(r1/r2)^(3/2) hesabına uyar; burada r1,r2 planetlerin Güneşe olan uzaklıklarıdır. Yani: P2 planeti Güneşe r=1 birim uzaklıkta olması ve devrini 1 yılda yapması halinde, Güneşe r=3 birim uzaklıktaki P1 planeti devrini 5,19 senede yapar. [P1=1*(3/1)^(3/2)=5,196]</p>
<p>Newton kimdir? Newton Kepler’den 50 yıl sonra yaşamıştır.Onunla mekanik kanunları (kütle,ivme,kuvvet) matematik olarak ispatlanmıştır.Daha sonra matematikçiler bu mekanik kanunlarıyla gök cisimlerinin hareketlerini bir elips yörüngesinde yaptıklarını ispat etmişlerdir..</p>
<p>Tamamıyla yanlış bir inandırılmadır.<br />
Matematikçiler Kepleri doğru çıkarmak için sahtekârlık yapmışlardır. Şek.2</p>
<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/02/resim2.jpg"><img src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/02/resim2.jpg" alt="" title="resim2" width="521" height="391" class="alignnone size-full wp-image-1751" /></a><br />
Şek.2	M planetinin Vf dikey hız vektörü, bütün yörünge boyunca sabittir.</p>
<p>Matematikçiler Kepler’i haklı çıkarmak için şu sahtekârlığı yaparlar:<br />
Vf  planetin oluşumundan beri sabit olduğuna göre, değer değişimi yoktur. Yani,<br />
d(r*df/dt)/dt=0	yazılır.<br />
Sonra  bu eşitliğin sol tarafı (r) ye bölünüp  (r) ile çarpılırsa durum değişmez derler.<br />
İşte sahtekarlık tam bu noktadır. Parantezin dışına (1/r) içine (r) çarpanı konur ve,<br />
1/r*d(r*r*df/dt)/dt=0	bulunur.<br />
Buradan d(r*r*df/dt)/dt=0 yorumlanır ve entegral alınarak<br />
r*r*df/dt= Sabit  ispat edilmiş olur, bu ise<br />
r*Vf=Sabit,	yani “eşit zamanda taranan alanlar eşit” anlamına gelir.<br />
Mükemmel düzenlenmiş bir oyun!</p>
<p>Tuhaftır,kimse de bu hesaba itiraz etmez.<br />
Acaba matematikçiler,astrofizikçiler bizleri “salak” yerine mi alıyor?<br />
Bizleri kandırmaya devam etmekteki menfaatleri nedir? Şöhretleri mi?</p>
<p>Planet yörüngelerinde Vf=Sabit kanununu bilen var mı? Newton bunu mekanik kanunlarında açıklamış.Hatta denge icabı planetlerin bir merkez etrafında döneceklerini de söylemiş.Demiş ki: planetlerin yörüngesinde Vf sabit,Vr değişken olur.Şek.3</p>
<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/02/resim3.jpg"><img src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/02/resim3.jpg" alt="" title="resim3" width="514" height="444" class="alignnone size-full wp-image-1752" /></a><br />
Şek.3	Alemin dengesi icabı,m1 ve m2 kütleleri yekdiğerinin etrafında dönmeğe 	MECBURDUR.</p>
<p>Bu dönmenin şekli nasıl bir yörüngedir? Neden yörünge boyunca Vf sabittir? Newton bunu da açıklamış.Ancak düzenbaz matematikçiler,Newton’un bu beyanını Kepler’in alanlar kanununu haklı çıkaracak şekilde bozmuşlardır.Üzgünüm,böyle bir kanun yoktur! Şek.4</p>
<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/02/rsim4.jpg"><img src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/02/rsim4.jpg" alt="" title="rsim4" width="605" height="589" class="alignnone size-full wp-image-1753" /></a><br />
Şek.4	Vf=dik hız vektörü,planetin doğuştan kazandığı bir hızdır.Değişmez.<br />
	Planet bir paraboloid yüzeyinde yüzer. Vr değişir, Vf sabit kalır<br />
	Milyarlarca yörüngenin  paraboloid yüzeyindeki izdüşümü bir sarmaldır.<br />
	Kepler bu sarmalları elips zannetmiştir.</p>
<p>Yoksa sizce de Kepler haklı mı? Siz de bu izdüşümleri elips mi zannediyorsunuz? Eşit alanlar kanununa mı inanıyorsunuz? Gelin,öyleyse, siz de yeni bir uzay formülü icat edin:<br />
Lütfen şöyle yazın:<br />
d(r*df/dt)/dt=0    ve eşitliğin sol tarafını (r^2) ye bölün sonra çarpın.(parantez dışı, parantez içi sahtekarlığını siz de yapın)<br />
Şöyle yazacaksınız:<br />
1/r^2*d(r*r^2*df/dt)/dt=0   şimdi de entegralini alın<br />
r*r^2*df/dt= Sabit bulacaksınız.<br />
Ne buldunuz fark ettiniz mi?<br />
“Eşit zamanda taranan HACIMLAR eşittir” diye bir uzay kanunu buldunuz.</p>
<p>Büyük bir ilim adamı, kurnaz bir matematikçi oldunuz .Tebrikler size!<br />
Pekiyi,bizler “koyun!” muyuz?<br />
Bizlere “salak,cahil” muamelesini hak görenlere ne demeliyiz?<br />
Ben,protesto derim.</p>
<p>necattasdelen@ttmail.com</p>
<p>Kaynak: http://scienceray.com/astronomy/the-orbit-of-the-planets/</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2010/02/planetlerin-yorungeleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Plüton Renk Değiştiriyor</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2010/02/pluton-renk-degistiriyor/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2010/02/pluton-renk-degistiriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 11:10:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>afizik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[buz]]></category>
		<category><![CDATA[plüton]]></category>
		<category><![CDATA[plüton gezegeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=1727</guid>
		<description><![CDATA[Cüce gezgen Plüton&#8217; un rengi git gide koyulaşıyor.

Hubble uzay teleskobundan alınan görüntülere göre Plüton gezgeni eski fotoğraflarıa göre %20 daha koyu rekli. Plüton gezgeninin portakal renginde olan dış yüzeyi 248 yıllık dönme süresinin yeni bir safhaya girmesinden dolayı buz tabakasında bazı değişiklikler meydana geldiği belirtildi.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cüce gezgen Plüton&#8217; un rengi git gide koyulaşıyor.</p>
<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/02/pluton.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1728" title="pluton" src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/02/pluton.jpg" alt="" width="200" height="235" /></a><!-- adman --><br />
Hubble uzay teleskobundan alınan görüntülere göre Plüton gezgeni eski fotoğraflarıa göre %20 daha koyu rekli. Plüton gezgeninin portakal renginde olan dış yüzeyi 248 yıllık dönme süresinin yeni bir safhaya girmesinden dolayı buz tabakasında bazı değişiklikler meydana geldiği belirtildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2010/02/pluton-renk-degistiriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüm Alan Denklemi</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2010/01/tum-alan-denklemi/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2010/01/tum-alan-denklemi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 10:22:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>afizik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımız]]></category>
		<category><![CDATA[denklem]]></category>
		<category><![CDATA[tüm alan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=1689</guid>
		<description><![CDATA[“TÜM ALAN” enerji, madde ve hiçlikten oluşan değerlerin bütünüdür. Einstein in kütlesel çekim alanından sonra tüm evreni saran kuantum alanı başlar; kuantum alanı enerjinin en küçük birimlerini yorumlar. peki kuantum alanın alt değerleri nelerdir? Bu sonsuza kadar devam edebilir mi acaba? Elbette enerjiyi parçalara ayırdığımızda duracağı bir nokta ve sınır vardır. O nokta hiçliktir. Enerjinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“TÜM ALAN” enerji, madde ve hiçlikten oluşan değerlerin bütünüdür. Einstein in kütlesel çekim alanından sonra tüm evreni saran kuantum alanı başlar; kuantum alanı enerjinin en küçük birimlerini yorumlar. peki kuantum alanın alt değerleri nelerdir? Bu sonsuza kadar devam edebilir mi acaba? Elbette enerjiyi parçalara ayırdığımızda duracağı bir nokta ve sınır vardır. O nokta hiçliktir. Enerjinin en alt birimleri hiçlik sınırında “SENTEZ ÇİZGİ” den geçerler. ya hiçliğe doğru yada enerji ve madde evrenine doğru hareket ederler. sentez çizgi enerji  ve  hiçlikten oluşmuştur. Enerjinin bütünlüğünü kaybettiği ya da kazandığı yerdir. Sentez çizginin evrendeki yeri de kuantum alanının bittiği dış sınırdır. Özetle enerjiden oluşan tüm evrenin sınırlarını çevrelemiştir. Sentez çizgiden sonra hiçlik ve sonsuzluk başlar. Hiçlik ve sonsuzluk, sentez çizgi (üreteç) in tedarikçisidir. Sabit ve mutlak olan hiçlik ve sonsuzluktur. Evren geçicidir.   evren yapılanırken izlediği tüm yolları, yok olacağı zamanda yapılandığı yolları geri izleyerek sonsuzluğa katılacaktır.</p>
<p>Tüm evrende enerji ve madde zinciri vardır. Bu zincir hacimliliğin sonu olan ve sınırı olan evrenle başlar. Bunu süper galaksiler kümesi ve galaksi kümeleri takip eder, sonra galaksiler, sistemler, gezegenler, moleküller, atomlar, çekirdek, proton, guark, lepton, foton, tanecik ve sicimler, manyetik titreşim ve dalgalanma alanı ve en son bilinç alanı vardır. bu devamlılık bilmediğimiz farazi olarak enerjinin en alt birimlerine kadar devam eder.bu devamlılık sonsuzluğun sınırına kadar gelir. Bu sınır sentez çizgisi (üreteç)dir. Acaba evren bu sonsuzluğun ve hiçliğin içinde nasıl var oldu? Burada hiçlik,sentez çizgi ve enerji alanı ortaya çıkıyor. Tüm alanın mutlak üyesi sonsuzluk yani hiçlik kendi uzamında ilk olarak sentez çizgiyi yapılandırıyor; sıfır noktasında var olan sentez çizgi üretece ,sonsuzluk ve hiçlikten yoğun saf bir enerji geçişi başlıyor.</p>
<p>Bu saf yoğun enerjiyle birlikte sentez çizgi(üreteç) bugün ki evren sınırlarından çok daha genişledi. Bu genişliliği böylede anlatabiliriz; eğer bugün ki evren sınırlarını 1 hidrojen atomunun çapına eş değer tutarsak ilk evredeki evreni de 1 hidrojen atomunun parçalanmasıyla ortaya çıkan enerjinin çapıyla eşdeğer tutmak gerekir. İlk evredeki bu yoğun saf enerjiyle atomun alt yapıları oluştukça enerji azalmaya başladı ve atomlar oluştuktan sonra evren sınırıyla evren arasındaki fark tam açıldı. Bu sırada atomların yapılandırdığı moleküller kütle çekimin etkisiyle yörüngelere oturmaya ve reaksiyonlar sonucu oluşan      patlamalarla harekete geçmeye başladılar. Evren fiziki olarak ortaya çıkarken, bir yandan da durmayan devasa patlamaların etkisiyle kendi düzleminde harekete geçmeye başladı. ben bu patlamaların ilkine big bang diyorum. bu hareketlilik genişlemedir. 13.5 milyar yıl geçmesine rağmen hala genişlemeye devam ediyor. Peki bugün ki evrenin ortaya çıkmasında en büyük rolü oynayan sentez çizgi(üreteç)ne durumda? Durum şudur 13. 5 milyar yıldır daralan sentez çizgisi, genişleyen evrenle buluşmamıştır. Buluşma genişlemenin durması ve sıfır noktasına geri gelme durumudur. Peki bu sentez çizgisinin çevrelediği evren devasa sınırlarda iken neden birden boşaldı, neden sentez çizgi evreni sarma hareketi başlattı. Ya da devasa evreni dolduran yoğun saf enerji nereye gitti? İlk fotonların oluşması ile enerji yoğunluğu ve çapı yarı yarıya düştü. Fotonlar atomun alt evrelerini oluşturdu. Onlarda atomu, molekülleri ve maddeyi meydana getirdi. Yoğun enerji atomlarda kendini istifleyerek duran, bekleyen, donmuş enerji durumunu aldı. Duran donmuş bekleyen enerji “MADDE” dir. Madde enerjinin mekanıdır. sonsuzluk hiçlik içinde asılı duran evren, sonsuzluğun “AKIM TOPLARI” durumundadır. Sentez çizgi(üreteç) e bıraktığımız yerden devam edelim; tüm yönlerden daralmaya başlayın küçülen sentez çizgi evrenin merkezine doğru daralma hareketine başlamıştır. Geri dönüş başlayacak geri dönüşte dev kütlelerin birbirine çarpmasıyla yine ilk evre yoğunluğunda saf bir enerjiye ulaşılacaktır.<br />
Bu defa aklımıza evren bir döngünün içinde midir? sorusu takılabilir. Bana göre ikinci evrede yoğunlaşan saf enerji ilk oluşumdaki gibi maddeye dönüşe başlamayacaktır. Başlayacak olay enerjinin geldiği yolla sentez çizgisinden geri çekilmesidir. En son sentez çizgi yani üreteç sonsuzluğun içine çekilecektir. Evrenin var olma sebebi bilinç üstü sonsuzluk ve hiçliğin ince hesaplarında gizlidir. Bu hesap evrenin ömrünü tam bilemesek de, 50 milyar yıl (farazi ömür) enerji dondurulup bekletilecek gerektiği zamanda sonsuzluk bedenine geri çekilme hesabıdır. Bu hesapta, enerjiyi bir yerde istifleme sanatının sonuçları vardır; bu sonuçlar tüm canlıları, tüm varlıkları ve maddeyi en önemlisi onu sorgulayan aklı ortaya çıkarmıştır.</p>
<p>Kuantum düşüncenin geldiği son nokta olan sicim kuramı bile, alt evreleri olan ve o alt evrelerden sonra mutlak sonsuzluğa bağlı bir durumdur. Yalnız sicim  bağcıklar  değil de, boyutsuz noktalar evrenin işleyişine, düzenine ve atomik yapısına daha yakındır. Sonsuzluktan sentez çizgiyi geçip kuantum alana giriş yapan boyutsuz noktaların alt evreleri de vardır. Bu duruma göre:</p>
<p>-mutlak olan sonsuzluk hiçliktir.<br />
-geçici olan evren ve onun tüm değerleridir.<br />
H=HİÇLİK(SONSUZLUK)<br />
S=SENTEZ ÇİZGİ(ÜRETEÇ)<br />
K1=KUANTUM ALAN<br />
K2=KÜTLE ÇEKİM ALANI<br />
E=EVREN<br />
En=ENERJİ<br />
H=S=K1 +K2=E &gt;TÜM ALAN DENKLEMİ<br />
K1+K2=En&gt;TOPLAM ENERJİ VE MADDE EVRENİ ( son sayfada şekilsel tüm alan ve şema tüm alan vardır.)<br />
(k1+k2) evrenin madde ve enerji boyutunu (S)  geçiş çizgisi ve üreteci (H) ise (S) nin dayanağını oluşturuyor. zaman (H) nin (E) ye tanıdığı vade içindeki tüm devinim ve hareketliliğin genel adıdır.</p>
<p>Sonsuzluğun hiçliğin mutlak olduğunu sentez çizgisi üretecinin tedarikçisi olduğunu söylemiştim. Sonsuzluk enerjiden var olmadı, enerji sonsuzluğun hiçliğin içinde onun kural ve düzenine uygun olarak yapılanıp var oldu.sonsuzluk olmadan enerji olamaz ama enerji olmadan sonsuzluk  devamlı vardır. Sonsuzluğun olmadığı yerde madde ve enerji olamaz. Çünkü üreten yapılandıran ve mekan olan hiçlik ve sonsuzluktur.<br />
<strong> </strong></p>
<p><strong>-SONSUZLUK HİÇLİĞİN YAPISI-</strong><br />
1)hiçbir kütle çekim alanı yoktur.<br />
2)hiçbir madde ve alt yapısı yoktur.<br />
3)hiçbir enerji alanı ve parçacığı yoktur.<br />
4)hiçbir yaşamsal iz ve faaliyeti yoktur.<br />
5)başı, sonu, altı, üstü, sağ, sol, yan ve yön yoktur.<br />
6)algılayabileceğimiz kavramlarla, algılayamadığımız alandır;<br />
Sonsuzluğun yapı ve düzenini hiçbir bilinç açıklayamaz düzeni hiçbir meteryalle ölçülemez. “BİLİNÇ ÜSTÜ” yapıdır.</p>
<p><strong>-SONSUZLUĞUN HİÇLİĞİN ÖZELLİKLERİ-</strong><br />
1)sonsuzluk, sentez çizgisini üretebilen mekandır.<br />
2)sentez çizgisine (üreteç)e tedarikçilik eden mekan dır.<br />
3)sonsuzluk, evreni yapılandıran mekan dır.<br />
4)sonsuzluk, evren veya evrenlere  mekan olan mekandır.<br />
5)yapılandırdığı evren veya evrenleri yapılandırırken, izlediği tüm yolları geri takip ettirerek sonlandıran mekan dır.</p>
<p><strong>-SONSUZLUK HİÇLİĞİN ETKİNLİKLERİ-</strong><br />
1)içinde gezegenimizin, galaksimizin ve yaklaşık 100 milyar  galaksiyi barındıran evrenimiz.<br />
(H) nin (E)ye tanıdığı vade, veya var oluşla yok oluş arasındaki süre zamandır. Başı ve sonu olan evrenin içinde olan her olgunun, her yaratılışın başı ve sonu olacaktır; çünkü tüm olgu ve yaratılışlar özüne sadık şekilde yapılanmıştır.<br />
Evren-ömür zamanın ta kendisidir. Evrende ne hızla gidilirse gidilsin, hareket edip ışık hızını yakalamak ya da gelecekte ışık hızını geçecek araçlar yapmak, evren-ömür saatini farklı algılamamıza sebep olmayacaktır. Zaman ayrılmaz, bölünmez, parçalanmaz bir bütündür; başı ve sonu olan evren içindeki hareketliliğin toplamıdır. 45 yıl gidilecek bir yolu, ışık hızıyla 5,5 yıla düşürmek başlangıçla varış arasında evren saatini bir saniye bile sekteye uğratmayacaktır. Çok aşırı hızdan dolayı araçta ve aletlerde ısınma mekaniklerde durgunluk oluşabilir. Bu durumlar hızlılığın farazi araç üzerindeki etkileridir. Başlangıçla varış arasındaki ölçülebilen iki saatte bir salise bile fark yaratmayacaktır. fark hızla, tüketilen enerjiyle ve aracın içindeki kişinin hızdan etkilenip insani algılamalarının farklılaşmasıyla ilgilidir. Işık hızına ulaşmak başka bir boyuta geçmeyi sağlıyorsa maddenin temeli olan enerjinin bir çeşidi olan ışıkta zamanda yolculuk edebilir demektir. Ama bu imkansız dır. eğer böyle bir şey olabilseydi evrende hiçbir ışık yol alamaz ve ışıma olmazdı.  Sadece karanlıktan ibaret bir evren olurdu. Bunun anlamı şu; ışık, ışık hızını yakalıyorsa çok küçük fark ve denkliklerle her ışık başladığı noktada başka zaman boyutlarına geçiş yapardı ama zaman parçalanıp bölünmediği için böyle bir şey yoktur. Evrenin saati her yerde aynı işlemektedir. 10 milyar ışık yılı uzaktan bize ulaşan ışık ile aramızdaki fark uzaklıktır çıkış ve varış noktasını saatlerinde bir farklılık olmaz.</p>
<p><strong>SONUÇ OLARAK</strong><br />
………………………………………………………………………………………………………………………………….<br />
1-sonsuzluk, algılayabildiğimiz kavramlarla, algılayamadığımız “BİLİNÇ ÜSTÜ ALANDIR”.<br />
2-fiziksel evren, etki alanı ve bilinç alanı sonsuzluk içindedir.<br />
3-enerji ve maddeyi sonsuzluk bedeninden var etmiştir. Nasıl mı?<br />
Algılayamadığımız kavram ve değerlerle.<br />
4-sonsuzluk hiçlik başı ve sonu olmasa bile algılayamadığımız kavramlarla oluşmuş olsa bile, bir alandır.<br />
5-sonsuzluk hiçlik alanı, evrenin bilinç alanı, etki alanı ve evrenle bir bütündür;bu bütün “TÜM ALANDIR”.<br />
H=S=K1+K2=E dir.<br />
6-bilinç alanı, etki alanı ve evren sonsuzluğun enerji depolama alanıdır.  K1+K2=En dir.<br />
7-sonsuzluk hiçlik sentez çizgisi (üreteç) ile varlık alanına giriş yapar,bu giriş saf enerjiyle olur.<br />
8-evrenin ilk oluşumunda yoğun saf enerjiyle maksimum genişleyen sentez çizgi, oluştuğu sıfır noktaya doğru küçülmektedir. İlk patlama ve reaksiyonların etkisiyle genişleyen evren, sentez çizginin daralmasıyla genişlemeyi durdurup, geri dönüşü ve içe çöküşü başlatacaktır.<br />
9-geri dönüş tamamlandığında çarpma ve parçalanmanın etkisiyle ortaya çıkacak saf enerji yine sentez çizgiyi maksimum boyutta büyütecektir.<br />
10-bundan sonra saf enerjiye dönüşen evren yine yapılanıp kütle çekim alanını oluşturmayacaktır. Evren misyonunu tamamlamış, enerjiyi 50 milyar yıl (farazi ömür) bedeninde tutmuş ve bu enerjiyi aldığı yere aktaracaktır.<br />
11-sentez çizgi küçülüp, ilk evredeki sıfır noktasına kadar gelip sonsuzluğa gömülecektir.<br />
12-Evren sonsuzluğun edinimidir, iktisabıdır. Bu edinim enerjinin toplanıp, bekletilip sonsuzluğa geri dönüş hesabıdır.<br />
13-Madde ya vardır ya da yoktur. Buna göre üçüncü şıkta madde geçiştedir. Madde geçişi de kendi arasında ikiye ayrılır. A)sonsuzluktan evrene geçen<br />
B) evrenden sonsuzluğa geçen<br />
14-var oluş ile yok oluş arasındaki fark zamandır. Tüm hareketliliğin evren-ömür içinde yorumlanmasıdır. Geçici varlık olan evrenin ömrünün adı “ZAMAN” dır. Evrenin her yerinde çalışan evren saati hiçbir yerde, hiçbir şekilde ne bölünme ne parçalanma  nede ayrılma göstermez.</p>
<p>
<a href='http://www.fizikportali.com/2010/01/tum-alan-denklemi/sekil1-3/' title='sekil1'><img width="150" height="150" src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/01/sekil1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="sekil1" /></a>
<a href='http://www.fizikportali.com/2010/01/tum-alan-denklemi/sekil2-3/' title='sekil2'><img width="150" height="150" src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/01/sekil2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="sekil2" /></a>
<a href='http://www.fizikportali.com/2010/01/tum-alan-denklemi/sekil3-3/' title='sekil3'><img width="150" height="150" src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/01/sekil3-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="sekil3" /></a>
<br />
<!-- adman --><br />
Kaynaklar:<br />
*kuantum elektro manyetik alanı, kuantum bilinç alanı<br />
*Einstein in kütle çekim yasaları ve genel görelilik<br />
*genel felsefe yazıları<br />
*genel kültür ansiklopedileri</p>
<p><strong>Turan ZENGİN</strong><br />
<strong>E posta:</strong> turanzengin33@hotmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2010/01/tum-alan-denklemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öğretmenlere özel indirimli tur ve oteller</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2010/01/ogretmenlere-ozel-indirimli-tur-ve-oteller/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2010/01/ogretmenlere-ozel-indirimli-tur-ve-oteller/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jan 2010 21:37:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>afizik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[indirim]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[otel]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=1685</guid>
		<description><![CDATA[Turizim Bakanlığı&#8217; ndan öğretmenlere müjde. Sömestir tatilinde geçerli olmak üzere birçok otel ve tur firması ekonomik tatil fırsatı sunacaklar. Kampanya kapsamında 8 tur şirketi ve yaklaşık 140 otel %50 ye varan indirimler sunmakta.

1. dönem sömestir tatili için geçerli olan kampanyada sunulan alternatifler; 5 yıldızlı otellerden apart otellere, her şey dahil konaklamadan oda-kahvaltı seçeneklerine kadar geniş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Turizim Bakanlığı&#8217; ndan öğretmenlere müjde. Sömestir tatilinde geçerli olmak üzere birçok otel ve tur firması ekonomik tatil fırsatı sunacaklar. Kampanya kapsamında 8 tur şirketi ve yaklaşık 140 otel %50 ye varan indirimler sunmakta.</strong></p>
<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/01/tatil.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1686" title="tatil" src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/01/tatil-300x152.jpg" alt="" width="300" height="152" /></a><!-- adman --><br />
1. dönem sömestir tatili için geçerli olan kampanyada sunulan alternatifler; 5 yıldızlı otellerden apart otellere, her şey dahil konaklamadan oda-kahvaltı seçeneklerine kadar geniş bir yelpazede sunulmaktadır.</p>
<p>Öğretmenlerin tatil seçenekleri arasında Antalya, İzmir, Nevşehir, Adıyaman, Çanakkale, Muğla, Bursa, İstanbul, Kapadokya, Gaziantep, Urfa gibi pek çok bölgemiz ve farklı turizm alternatifleri yer almaktadır.</p>
<p>7 bölgemizde bulunan 140&#8242;a yakın  otelde %50 ’ye varan oranlarda ve 8 yurtiçi tur programında %15-%25 arasında indirim oranları ile öğretmenlerimize özel tatil seçenekleri sunulmaktadır.</p>
<p>Öğretmenlere indirm sunan tur listesi ve indirim yüzdeleri</p>
<p>BAMTUR                        	%15-25                   	0 216 444 01 57<br />
ANITUR                         	%15-25                     0 216 542 80 00 &#8211; 1505<br />
JOLY TUR                     	%15-25                    	0 212 296 50 40<br />
PRONTO TURİZM      	%15-25                    	0 212 291 91 92<br />
KARACI TUR               	%15-25                     0 212 633 63 07<br />
GÜLEN TURİZM        	%15-25                     	0 216 651 49 50<br />
MİNKA TURİZM         	%15-25                    	0 212 274 50 74<br />
BARACUDA TURİZM	%15-25                   	0 212 212 30 30</p>
<p>İl il indirim yapan oteller ve indirim miktarlarını öğrenmek için <a href="http://www.kultur.gov.tr/TR/Genel/dg.ashx?DIL=1&amp;BELGEANAH=269364&amp;DOSYAISIM=TABLOLAROGRETMEN.xls" onclick="pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.kultur.gov.tr/TR/Genel/dg.ashx?DIL=1_amp_BELGEANAH=269364_amp_DOSYAISIM=TABLOLAROGRETMEN.xls&amp;referer=');">buraya </a>tıklayınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2010/01/ogretmenlere-ozel-indirimli-tur-ve-oteller/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Işığa düğüm atıldı</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2010/01/isiga-dugum-atildi/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2010/01/isiga-dugum-atildi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2010 15:34:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>afizik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[deney]]></category>
		<category><![CDATA[ışık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=1675</guid>
		<description><![CDATA[Bilim adamları alışılmışın dışında bir başarıya daha imza atarak ışıkla düğüm atmayı başardılar. 1867 yılında bir bilim adamının hayallerinden doğan deneylerin doğurduğu bilgilerin tarihte yeni sayfa açacağı ifade edildi.

1867 yılında Lord Kelvin&#8217;in atomların yapısını izah edebilmek için teorik olarak ortaya attığı fikirden ilham alarak Professor Sir Michael Berry&#8217;nin 2000 yılında Bristol Universitesinde başladığı girdapsal ışık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bilim adamları alışılmışın dışında bir başarıya daha imza atarak ışıkla düğüm atmayı başardılar. 1867 yılında bir bilim adamının hayallerinden doğan deneylerin doğurduğu bilgilerin tarihte yeni sayfa açacağı ifade edildi.</strong></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/01/dugum.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1676" title="dugum" src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/01/dugum-300x231.jpg" alt="" width="300" height="231" /></a><!-- adman --><br />
1867 yılında Lord Kelvin&#8217;in atomların yapısını izah edebilmek için teorik olarak ortaya attığı fikirden ilham alarak Professor Sir Michael Berry&#8217;nin 2000 yılında Bristol Universitesinde başladığı girdapsal ışık deneyleri sonucunda ışık resmen düğümlendi.</span></p>
<p>Bristol, Glasgow ve Southampton üniversiteleri fizikçilerinin oluşturduğu bir bilim ekibi, yapay uzay şartlarında gerçekleştirilen deneylerde karanlık ve boşlukta doğal ışığın hareketleri gözlemledi ve düğümlenmiş ışık görüntülerini elde etmeyi başardı. Daha önce sadece soyut matematiğin konusu olan teorinin fiziksel gerçeğe dönüştürülmesi açısından son derece önemli olan deneylerin sonuçlarıyla ilgili rapor <span style="font-family: Arial;">Nature Physics bilim dergisinde yayınlandı. </span></p>
<p>Ekibin sözcülüğünü yapan ve rapora başkan olarak imza atan <span style="font-family: Arial;">Bristol Üniversitesi öğretim üyesi </span>Dr Mark Dennis, &#8220;Bu deney tarihte yeni bir sayfa açıyor&#8221; ifadesini kullanıyor.</p>
<p>Dr. Dennis, deneyle ilgili olarak şu açıklamayı yapıyor:  &#8220;Uzayda ışığın hareketi bir nehirdeki suyun akışı gibidir. Işık, genellikle düz çizgisel yol izler. Ancak kendi fiçinde fark edilemeyen hortumsal girdaplar da oluşturmaktadır. Işın yapısı karanlık çizgiler içeriyor. Biz ekip olarak bu karanlık çizgileri karmaşık dairesel yapılarla yönlendirerek, düğümler oluşturmayı başardık&#8221;</p>
<p><span style="font-family: Arial;">Glasgow Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. <span style="font-family: Arial;">Miles Padgett ise elde edilen sonuçların gelecekte gelişmiş hologramik ışık şovlarında ve deneysel eğitim gösterimde kullanılabileceğini söyledi. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-family: Arial;"><a href="http://www.haber7.com/foto-galeri.php?cID=3468" onclick="pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.haber7.com/foto-galeri.php?cID=3468&amp;referer=');">Fotoğraf galerisi için tıklayınız.</a><br />
</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">(Haber 7)</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2010/01/isiga-dugum-atildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karbonhidratla beslenen bir yeni nesil batarya</title>
		<link>http://www.fizikportali.com/2010/01/karbonhidratla-beslenen-bir-yeni-nesil-batarya/</link>
		<comments>http://www.fizikportali.com/2010/01/karbonhidratla-beslenen-bir-yeni-nesil-batarya/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2010 07:07:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>afizik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[cep]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[şarz]]></category>
		<category><![CDATA[şarzlı pil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikportali.com/?p=1662</guid>
		<description><![CDATA[Cep telefonunda şarz derdine son. Cep telefonu üreticisi olan Nokia karbonhidratla beslenen yeni bir batarya geliştirdi.


Tasarımcı Daizi Zheng tarafından dizayn edilen konsept telefon şarj edilebilen lityum ion piller yerine karbonhidratla beslenen bir yeni nesil bataryayla çalışıyor.
Kola ve benzeri şekerli içecekler cep telefonu için yakıt olarak kullanılabiliyor. Tüp şeklindeki telefonun haznesine kola konulduktan sonra telefonun içindeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cep telefonunda şarz derdine son. Cep telefonu üreticisi olan Nokia karbonhidratla beslenen yeni bir batarya geliştirdi.<br />
</strong></p>
<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/01/karbonbatarya1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1663" title="karbonbatarya1" src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/01/karbonbatarya1.jpg" alt="" width="287" height="238" /></a><!-- adman --><br />
Tasarımcı Daizi Zheng tarafından dizayn edilen konsept telefon şarj edilebilen lityum ion piller yerine karbonhidratla beslenen bir yeni nesil bataryayla çalışıyor.</p>
<p>Kola ve benzeri şekerli içecekler cep telefonu için yakıt olarak kullanılabiliyor. Tüp şeklindeki telefonun haznesine kola konulduktan sonra telefonun içindeki bunu kimyasal reaksiyonla elektrik enerjisine dönüştüren mekanizma çalışmaya başlıyor.</p>
<p><a href="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/01/karbonbatarya2.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1664" title="karbonbatarya2" src="http://www.fizikportali.com/wp-content/uploads/2010/01/karbonbatarya2.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Likit yakıt bu mekanizma sayesinde elektrik enerjisine dönüşerek cep telefonuna güç veriyor. Telefonun içindeki likit yakıt kullanıldıkça rengi de değişmeye başlıyor. İçindeki şeker miktarı tamamen bitince suya benzer şeffaf bir sıvı haline dönüşüyor.</p>
<p>Enerjisi biten telefonun haznesi boşaltılarak yeniden kola veya benzeri şekerli bir sıvı doldurulup beklemeden zahmetsiz bir şekilde telefonla konuşmaya devam edilebiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikportali.com/2010/01/karbonhidratla-beslenen-bir-yeni-nesil-batarya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
