Kategori: Astronomi, Yazarlarımız

Işık yılı tarifi sakattır

by afizik on Ara 28th, 2009

Etiketler Paylaş Yorumlar (6)

Işık yılı, ışığın bir yılda kat ettiği yol olarak tarif ediliyor. Kabaca, ışık saniyede 300 000 km yol gittiğine göre, bir yılda, yani gene kabaca 365gün*24 saat/gün*3600 saniye/saat’de
9 460 800 000 000 km yol gider deniyor. Kim diyor? Şahsen araştırıp da siz kendiniz mi buldunuz yoksa böyle bulduk diyenlerin hesabına isteyerek veya istemeyerek inanmak durumunda mı kaldınız? Sizi kandırmışlar. Size öğretenler kendileri başkalarından kopya çekerek sizi de kendi aldanmalarına ortak etmişler.Yok, böyle bir tarif. Yanlış bir tarif bu.

Bir yılın 365 gün olduğunu da kim demiş ki. Böyle bir sabit yok ki ışık yılından bahsedelim.
Sabit olsaydı, evet, ışık yılından bahsedebilirdik. Fakat yılların hep 365 gün olması diye bir kanun yoktur. Kandırmaca da buradan başlıyor, zaten.

Sene nedir? Hiç düşündünüz mü? Sene dünyanın güneş etrafındaki 1 adet devri için geçen süredir.1 adet devir 47 günde de olabilir,259 günde de,365 günde de,487 günde de olabilir.
Hiç öyle olur mu? Bu ne saçma bir düşünce, sene 365 gündür, diyecek kadar kandırılmışsanız, ışık yılı mesafesinde de, tarifinde de inandırılmış oluyorsunuz.

Kandırmaca KEPLER kanunlarından kaynaklanıyor. Bu kanunlar da gene insanlara zorla ezberletilmiş, fizikçiler matematikçiler hepsi bu kanunların doğru olduğuna dair ispatlar vehmetmişler.Hatta Newton’unun mekanik kurallarını dahi kendi ispatlarına delil göstermişlerdir.Oysa Newton’un kendisi hiçte böyle bir aldatmacaya girmemiştir.Kendinden sonrakilerin işgüzarlığıdır.Matematikleriyle nefislerini ve sizleri kandırmışlardır.

Siz siz olun önce Kepler kanunlarını kendi kendinize sorgulayın. Hakikaten yörüngeler elips mi?Dünya böyle bir elipsin bir odağında mı? 1 senelik yörüngede dünya güneşe bir yaklaşıyor bir uzaklaşıyor mu? Bunları bir düşünün, bakınız böyle olamadığını kendiniz keşfedeceksiniz.

Böyle değilse,nedir? Geliniz pratik olalım.Dünya çevresinde dolanan suni peykleri ele alalım.
Kontrol roketleriyle dünyadan şu kadar km uzaktaki bir yörüngeye yerleştirilmiş bu peyklerin yörüngesi elips mi diyeceğiz? Diyemiyoruz,çünkü beher devirde milimetre milimetre seviye kaybederek sonunda dünyaya düşüyorlar.Elips olsaydı düşmezler ilelebet o yörüngede kalırlardı.Dünya o elips zannedilen yörüngelerinin bir odağında mı? Yani bu peykler beher devirde dünyaya bir yaklaşıyor bir uzaklaşıyorlar mı? Tekrar eski uzaklıklarına mı gidiyorlar?
Hayır.Gitselerdi elips zannedebilirdik.Oysa beher devirde milimetre milimetre dünyaya yaklaştıklarını ve sonunda da düştüklerini biliyoruz.Bir ömürleri var.Var mı yok mu? Karar vermeniz gerekiyor.Var demek zorundayız çünkü düşüyor işleri bitiyor diyoruz.İşte Dünya da Güneş etrafında bu peykler gibidir.Yörüngesi elips değildir,milimetre milimetre güneşe düşmektedir,bir ömrü vardır,Güneş de o elips zannedilen yörüngenin odağında değildir.Beher devirde dünya güneşe bir yaklaşıp bir uzaklaşmaz.Bunlar Keplerin zanlarıdır,fizikçiler ve matematikçiler tarafından ispat edildiği zannedilen sakatlıklardır.Sizlere de bu sakatlıklar doğru diye öğretilmiştir.Hala da öğretilmektedir.Siz de öğretilenlere akıl erdirmek zahmetine girmemek durumunda kalıyorsunuz.Düşünürseniz benim gibi ilim anarşisti sayılırsınız.

Gelin önce bu alemdeki cisimler neden birbirinin etrafında dönüyorlar sorusuna girelim.
Niye dönsünler?Ne güzel yerlerinde dursalar ya, olmaz mı idi? Olmuyor.Bunu Newton bulmuş.Demiş ki,alemde yalnız iki adet kütle olsaydı, onların dengede kalması için, birbirlerine uyguladıkları çekim kuvveti, merkezkaç kuvvetlerine eşit olmak zorundadır. Merkezkaç kuvvet teğetsel bir hız gerektirir.Bu hızlar var oldukları için m1 ve m2 kütleleri buluşma noktasının (ağırlık merkezinin) etrafında dönerek buluşmaları gerekir.Şekil.1

Şekil.1

2 kütleli bu alemde
m1,m2 kütleleri dengede ise, buluşma noktası için (m1*r1=m2*r2) ve (r1+r2=d) den
r1=m2*d/(m1+m2) ve r2=m1*d/(m1+m2) yazılır

Denge varsa, buluşuncaya kadar (Merkezkaç kuvvet=Çekim kuvveti) yazılır
Fçekim=G*m1*m2/d^2 Newton kanunudur
(F1merkezkaç= m1*V1x^2/d) ve (F2merkezkaç= m2*V2x^2/d) ve (F1=F2) den
(V1x^2=G*m2/d) ; (V2x^2=G*m1/d) ve [V1x^2*m1=V2x^2*m2] yazılır.Yani
V1x ve V2x hızları var olacaktır.Olmaya mecburdur.Yoksa denge oluşmaz.
Bu hızlar var olmak durumundaysa m1 ve m2 buluşma noktalarına,çapı beher devirde azalan ve daireye benzeyen bir sarmal yörüngede hareket ederek erişeceklerdir. Milyonlarca, milyarlarca sarmal devrinden sonra birbirlerinin üstüne düşeceklerdir. Şekil.2


Şekil.2
Siz bu yörüngelerde elips görüyor musunuz?
3 kütleli bir alem Şekil.3 te ve 5 kütleli bir alem de Şekil.4 de gösterilmiştir.Kütleler buluşma noktasına sarmallar boyunca giderler.İsterseniz buluşma noktasına Güneş’i,kütlelerin yerine de gezegenleri koyunuz,herhangi bir gezegeni koymayı unutmayınız. Hiçbiri için elips göremeyeceksiniz.

Şekil.3


Şekil.4

Hatta bilinen eğik atışlar diyagramını polar grafik olarak çiziniz.Elips mi görüyorsunuz yoksa sarmallar mı?Şekil 5 de ömrü 3 devir olan bir kütlenin polar grafiği var. Grafiğin solunda T=3 devirlik bir menzil varsayılmış. Siz bunu milyarlarca devir olarak yorumlayınız.Atılan taş milyarlarca devir sonra düşecekmiş şeklinde yorumlayınız.X ekseni yönünde hız sabittir.Y ekseni yönünde hız yükselmeğe göre değişkendir.Grafiğin sağında oluşan milyarlarca sarmal elipse mi benziyor ki Kepler’e hak verelim.Uyanmamız gerekmiyor mu?


Şekil.5

Ben şeklin solunda genliği değişen sinüs benzeri sarmallar,sağında da o sarmalların izdüşümünü görüyorum.Elips görmüyorum.Diğer taraftan X ekseni istikametinde (güneşin yörüngesi boyunca) hız sabit olduğundan,beher devirde,artık buna beher senede diyelim, farklı uzunlukta sarmal boyu gidildiğini görüyorum.Yani başlangıçta sarmalın çapı küçük, ortalarda en büyük,sonlarda gene küçük. Bir diğer deyimle ilk sarmallarda peryod küçük, ortada,yarı-ömürde,peryod büyük, sonlarda peryod gene küçük görüyorum.Tabii hala milyarlarca sarmal düşünüyorum.Peryodun küçük olduğu sarmallarda 1 adet devir,yani artık şuna 1 sene diyelim, az sürede,peryodun büyük olduğu ortalarda 1 sene çok sürede gerçekleşiyormuş.

Demek ki,senelerin süresi değişiyormuş.Ozaman ışıkyılı mesafesi demek doğru mu?Fizikçiler bu tarifi işin esasına girmeden,Kepler öyle dedi diye,Keplerin ruhu bile duymadan,son asırda insanlara yutturmuşlardır.Uyanalım,yutmayalım.Biz de başkasını aldatmayalım.
Var oluşundan beri dünyanın kendi ekseni etrafındaki açısal dönme hızı sabittir.Yani gün 24 saat demişsek bu değişmez.67 gün süren senede de gün 24 saattır,365 gün süren tarihimizde de gün 24 saattır.Sabit olan bu değer ile “ışık günü” mesafesi tarif edilebilir.Işık yılı mesafesi
uydurma bir tariftir. Matematikte olduğundan fazla sapık tarif fizikte vardır. Kanmayalım

necattasdelen@ttmail.com

İlgili Yazılar
Yorum Yaz »6 Yorum Yapılmış
  • onur 10 Ocak 2010

    ((V1x ve V2x hızları var olacaktır.Olmaya mecburdur.Yoksa denge oluşmaz.
    Bu hızlar var olmak durumundaysa m1 ve m2 buluşma noktalarına,çapı beher devirde azalan ve daireye benzeyen bir sarmal yörüngede hareket ederek erişeceklerdir. Milyonlarca, milyarlarca sarmal devrinden sonra birbirlerinin üstüne düşeceklerdir. Şekil.2))

    V1x ve V2x hızlarından kasıt nedir (yatay hız mı?) ve ordan da kütlelerin nasıl birbiriyle buluşacağına bağladınız anlamadım .Daha açıklayıcı bir ifade rica ediyorum.

  • NECAT TASDELEN 13 Ocak 2010

    Onur Bey,
    Bomboş uzayda m1 ve m2 gibi yalnız iki kütle birbirlerine (d) mesafede dengede iseler,aralarındaki çekim kuvveti F=G*m1*m2/d^2 diyoruz.Sonra bu çekim kuvveti kütlelerin bir noktada buluşmalarını gerektiriyor.Buluşmanın yörüngesi çizgisel olamıyor.Sarmal olmak mecburiyetinde.Çünkü denge icabı Çekim kuvveti=merkezkaç kuvvet diyoruz.Merkezkaç kuvvet V1x ve V2x hızlarını gerektiriyor.Bu hızlar çekim yönüne dik (yani yatay) hızlar olduğundan (x) indisi kullanılmıştır.Polar koordinatlarda Vr=radial hız,Vf=V(fi)=Vx=r*df/dt gibi(radiala dik yönde) yazmak şekilleri kullanmak gerekiyordu.

  • Hüseyin Fatih Dinç 30 Ocak 2010

    Bir haberleşme uydusunun yörünge yarıçapının küçülmesinin nedeni atmosfer gaz ve
    tozlardan ileri gelen sürtünme etkisidir.Sürtünme etkisi ile yörünge hızı azalan
    uydunun yörünge yarıçapı da küçülür.Esas olan Newton’un genel çekim yasasıdır.
    Uzayda birbirine yakın herhangi iki cisim,birbirinin kütle merkezi etrafında döner.Küçük kütleli cismin büyük kütleli cismin etrafında döndüğü görülür.Küçük
    cismi yörüngede tutan kuvvetler ‘Fç=Fm’dir.Herhangi bir dış etken(sürtünme vb)
    olmazsa yörünge yarıçapı değişmez.Dünya’nın yörügesinin elips olmasının nedeleri Dünya’nın presesyon hareketi yapması,Jüpiter,Satürn gibi uyduların Dünya’ya uyguladıkları çekim kuvvetleri olabilir.
    Işık yılı,uygulaması ve anlaşılması kolay olduğu için kullanılmış bir ad olsa gerek.

  • Hüseyin Fatih Dinç 30 Ocak 2010

    Bir haberleşme uydusunun yörünge yarıçapının küçülmesinin nedeni atmosfer dışın-
    da gaz ve tozlardan ileri gelen sürtünme etkisidir.Sürtünme etkisi ile yörünge hızı azalan uydunun yörünge yarıçapı da küçülür.Esas olan Newton’un genel çekim yasasıdır.Uzayda birbirine yakın herhangi iki cisim,birbirinin kütle merkezi etrafında döner.Küçük kütleli cismin büyük kütleli cismin etrafında döndüğü görülür.Küçük cismi yörüngede tutan kuvvetler ‘Fç=Fm’dir.Herhangi bir dış etken(sürtünme vb)olmazsa yörünge yarıçapı değişmez.Dünya’nın yörügesinin elips olmasının nedeleri kütle merkezinin korunması,Dünya’nın presesyon hareketi yapması,Jüpiter,Satürn gibi uyduların Dünya’ya uyguladıkları çekim kuvvetleri olabilir.
    Işık yılı,uygulaması ve anlaşılması kolay olduğu için kullanılmış bir ad olsa gerek.

  • NECAT TASDELEN 01 Şubat 2010

    Sayın Hüseyin Fatih Dinç Kardeşim,
    Newton’un üniversal çekim kanunu uzaydaki cisimlerin birbirlerini çektiklerini söylüyor.Birbirlerini düz bir çizgi üzerinde mi çekerler? Hayır.Var olması mecburi olan teğetsel hızlar dolayısıyla sarmallar boyunca çekerler.Yörüngeleri,takip ettikleri güzergah bir kardioid benzeri sarmaldır.Kepler bu yörüngeleri elips zannetmiş.Yanılmış.Eğer bizler de bu yanılmaya katılırsak,aldanırsak,kandırılmaya razı olursak,susarsak elips dersek
    bakın neler demiş oluruz: gezegenimizin güneşe uzaklığı bundan 5 milyar sene önce L idiyse,bugün de L dir,5 milyar sene sonra da L olacaktır.Hatta ilelebet L kalacaktır.Gezegenimiz için bir son yoktur.Baş da yoktur.L de hep aynı L dir.Hiç olur mu?. L mesafesi her an değişir.Yörüngemiz matematik katı bir elips değildir.Newton kanununa göre bir sarmal olmaya mecbur.Preseyon da ne demek.Bilerek mi söylüyorsunuz,yoksa fizik hocanız böyle öğrettiği için mi söylüyorsunuz.Siz ezberci öğrenimlere kulak vermeyin.Kendi içinizden yaratın.Bakınız L mesafeleri nasıl değişiyorsa,zaman da esnek.Sene 365 gün diye bir kanun yok.Olmayan kanunla nasıl bir ışık yolu uzunluğu hesaplanır.Buna kanmak var mı? Hocalarımıza sormak yok mu? Hocalarımızın acaba bu durumdan haberi var mı? Acaba onlarda kendilerine ezberletilen safsataları size mi ezberletiyorlar? Merak etmek yok mu? Yani şimdi uydu yörüngesinin çapı değişmez deyince yörünge dairesel oluveriyor.Ama bu mübarek uydu bir gün düşüyor.Ne oluyor da düşüyor.Hani çapı sabitti.Gaz toz sürtünmesi bir yana Newton kanunu bunun düşeceğini,belli bir yaşama,var olma ömrü olduğunu da söylüyor.Çünkü yörüngesi bir sarmal.Bir sarmal doğar,ölür.Dünya da bir sarmal üzerinde.Elips veya daire değil.Uydu dünyaya düşer,dünya da güneşe düşer.Aman ha,dünya uydusu dünyaya düşer,Satürn’e gönderilen dünyaya düşmez.Hem sonra onlar ara tahrikli uzay araclarıdır.

  • Alp ASLANTAŞ 14 Haziran 2010

    Hiçbir kütlenin güneş etrafında elips çizemeyeceğini orta okuldan beri sezebiliyordum da, bir türlü akla yatkın bir cevap bulamıyordum. Açıklamanız için çok teşekkür ederim Necat Hocam.

Get a GravatarYorumunuzu Yazın

İsminiz: « Gerekli

Email Adresiniz: « Gerekli

Web siteniz: « Boş bırakabilirsiniz

Bu etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Arama Motoru