İki mıknatıs arasındaki hatalı elektrik bağlantısının aşırı soğutulmuş helyumu sızdırması sonucu durdurulan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, Haziran ayında yeniden çalıştırılacak.
Big Bang (Büyük Patlama) deneyinin gerçekleştirilebilmesi için geçen yaz sonu ilk defa çalıştırılan ancak 19 Eylül tarihinde meydana gelen arıza nedeniyle durdurulan çarpıştırıcıda 20 milyon sterlinlik zarar oluşmuştu.
Arızayı soruşturan ekip tarafından yayımlanan raporda, ağırlığı 1 tonu bulan helyum gazının sisteme kontrolsüz biçimde sızdığı ve makinenin süper güçlü 53 mıknatısına hasar verdiği anlaşılmıştı.
Çalışınca ne olacak?
Büyük Hadron Çarpıştırıcısıyla yapılan deney, 13,7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen “Büyük Patlama”dan hemen sonraki kainatın başlangıç şartlarını oluşturarak, maddenin sır perdesini aralayabilmeyi amaçlıyor.


Proudly powered by
Maalesef aynı zamanda nükleer eğitim ve knowhow’ıda artıran ve geliştiren bir çalışma.Çünkü bu gücü kontrolünde tutan değilde, gücün kontrolünde kontrolsüz işler yapan, terörü devlet faaliyeti yapmış, insanları öldürmekten gocunmayan amerika-israil var karşımızda.Keşke bu tür faaliyetler gerçekten hayatları yok etmek için değilde, hayat kurtarmak için kullanılabilse..Bu arada farkettiniz mi bilmem, amerika-israil kendini eleştirenleri bile terörist diye ithaf etmeye başladı.Onlar için kendi varlık ve huzurlarından başka bir kriter yok, biz buna da saygı duyuyoruz ancak tüm nükleer güçleri elinde tutup, bununla masum insanlar üstünde kıyametler koparanlardan dünyanın kontrolünü geri almak misyonumuz olmalıdır.Yada insanlıktan istifa edebiliriz.
Deneyin başarısı çok önemli ama, daha da önemlisi her kul bence kainatı fiziki haliyle daima görürken, bilincin içindeki kainatın nasıl olduğunu araştırmak ve karşılığında zorluk çekmeden de yanıtını bulmak var kainat yaradanın bize gösterdiği kendi öz suretidir zaten, insanın teknolojisi de onun aslını görmeye asla yetmez… Var edene bak, nasıl var ettiğini sen kendine sor ki onu işine karışamayacağını göresin, yaratılmış olan, yaratmış olandan üstünmü ki onun sırrını çöze bilsin… Deneyde belki başkaca hiç bilmediğimiz, hayal bile edemeyeceğimiz yeni elementler ortaya çıkabilir, fakat bu ona biraz daha uygarlaşıp yaklaştığımız anlamına gelmez… Çünkü “o” ben gördüğün ve göremediğin her haldeyim diye yeni bir soru soracaktır… Gördüğüne betimlerken, bilincindir betimleyen, ya görüp te bildiğimdir dediğin ve kabullendiğin o her şeyin aslında hiçbir şey olduğu, seninde o hiç bir şeyin içinde olduğun sorusu çıkarsa deneyin sonucunda karşına, bigbang ona aittir, herşey ona ait ise, araştırma derini, ölünce yaradanı gördüğün fiziki kainat olarak değil, göremediğin ama gerçek var olduğu haliyle zaten göreceksindir… Şimdi işi başka yönde yorumladın diyeceksinizdir… O zaman şüphe duyduğunuz bir şey var demek ki, var olan her şeyi gözünün erdiği kadar görürsün, gözün gördüğü ise kainatın içinde bir zerre, bedeninle beraber insan olarak bütünün hadi iki zerre ol, ya gönül gözüyle görmeden de var olduğun için inan ki, her halde yaradanın yanında zaten içinde olduğunu anlayasın… Bütün kudret var edenindir, var edilen var edişe aklı nasıl aklı erer ki ?