Evrenin sırları ve madedinn sınırları bir bir ortaya çıkıyor. Kanadalı bilim adamları, elektronik cihaz üretimini etkileyebicek maddenin yeni bir halini keşfetti.
McGill Üniversitesinden araştırmacılar, maddenin yeni halinin, modern transistörlerin üretiminde kullanılanlara çok benzeyen bir materyal olan yarı üç boyutlu bir elektron kristali olduğunu belirtti.
Şimdiye dek yapılan en saf yarı iletken üzerinde çalışırken bu buluşu yapan bilim adamları, kristali, uzay ortamından 100 kez daha soğuk ultra düşük sıcaklıkta soğutulan bir cihazın içinde keşfetti. Materyal daha sonra dünyada şimdiye dek oluşturulan en güçlü devamlı manyetik alana konuldu.
Kanadalı fizikçiler, şaşırtıcı gelişmenin, yarı iletken materyalin içindeki iki boyutlu elektron sisteminin, önceden tahmin edilmeyen bir şekilde yarı üç boyutlu sisteme dönüşmesi olduğuna işaret etti.
McGill Üniversitesinin Ultra Düşük Sıcaklıkta Yoğunlaştırılmış Madde Deney Laboratuvarı Direktörü Guillaume Gervais, buluşla ilgili olarak, “Aslında tam 3 boyutlu olmadı, arasında bir durum oluştu ki bu da tamamen yeni fenomen. Bu teorisyenlerin sevdiği bir durum. Şimdi kafalarını kaşıyor ve modellerine ince ayar yapmaya çalışıyorlar” diye konuştu.
Araştırmacılar, bulgularını Nature Physics dergisinde yayımladı.
Amerikalı bilim adamları da, 2004′te maddenin şimdiye dek bilinmeyen yeni bir halini oluşturarak, özellikle süper iletkenler alanında büyük bir gelişmenin yolunu açmıştı.
ABD’nin Ulusal Standartlar ve Teknoloji Kurumu ile Colorado Üniversitesinin ortak çalışmasıyla yapılan ve “fermionik yoğunlaştırma” adı verilen yöntemin, elektrik iletimindeki kayıpları azaltacağı belirtilmişti.


Proudly powered by
maddenin bu hali hakkında biraz daha geniş bilgi eklerseniz sevinirim.
maddenin 3 hali arasındaki her değişim yeni bir bulştur bence kalıp her nekadar 3 olsa bile katı sıvı ve gaz arasında milyonlarca aşama var diye düşünüyorum.
biraz daha kapsamlı bir bilgi verilseydi keşke…
Fırat kardes yanlısın var madde 3 halde değil 4 haldedir;katı sıvı gaz ve “PLAZMA”
Plazma,bir nevi iyonize olmuş bir gaz halidir.(Örn:Plazma TV)
Burdan ayrıntılı bilgiye ulasabilirsin:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Plazma_%28fizik%29
Madde yapısı ve çeşidir evrenin her yerinde aynıdır. Çünkü evrenin her yerinde madde öncelikle Galaksileri oluşturan Kuasarlarda hidrojen atomu oluşarak ilk madde atomları üretilmiş olurlar. Kuasarda sayısız hidrojen atomu oluşup kuasarın dışına yayılıp yoğunlaşıyor. Yoğunlaşan hidrojen atomları bulutu içinde yıldızları oluşturan manyetik fırtınalar oluşarak hidrojen atomlarını toplayıp sıkıştırıp yoğunlaştırarak Yıldızlara çeviriyor. Yıldız ortamında da Helyum ve helyum dan ağır birkaç madde atomu daha oluşuyor. Yıldız tepkimelerle zamanla daha fazla yoğunlaşır ve uzun süre de etrafa enerji saçarak ilk oluşumundan kat be kat küçülere soğuyup kabuk bağlayarak gezegenlere dönüşür. Kabuk bağlayan gezegen tam bir kozmik fırına dönüşür. Böylece sıkışık ve atomların patlamalarla sıçrayıp birbirlerinden uzaklaşma imkanı olmadığı için daha fazla tepkimeler olur ve böylece daha ağır madde atomlar oluşurlar. Evrenin her yerinde madde bu üç aşama ile oluşup şekillenmektedir.
Evrende gezegenlerin irili ufaklı yapıları nispetinde az veya daha fazla madde atomu oluşabilir. Ancak oluşan temel madde atom sayısı 99′u geçmediğini tahmin ediyorum. Oluşan bu atomların birleş,iminden birçok başka çeşit madde şekilleri elde edilebilir ancak temel madde atomlarının evrende 99′u geçmediği kanısındayım.
99 Element atomundan daha fazla maddenin oluşması için gezegenlerin katı hali çok devasa büyüklükte olmaları gerekiyor.Jüpiter katı halde olmadığı için çapı büyüktür ancak yıldzlaşıp daha sonra gezegene dönüşmüş hali dünyamızdan da küçük olabilir.
Yıldızların büyük olanlar güneş gibi uzun süreli faaliyetleri sonucu enerjilerini kaybedip ve tepkimelerle yoğunlaşıp küçülerek gezegenlere dönüşürler. Bazı yıldızlar da Güneş gibi değil de lavlaşıp için için tepkimelerle yoğunlaşıp enerjilerini kaybedip soğuyarak gezegenlere dönüşürler. evrendeki bütün yıldız ve gezegenler bu şekilde oluşurlar. oluşumlarını tamamlayamayan yıldız ve gezegenler büyük bir reaksiyona geçerek ya kutuplardan başlayıp boşalarak ya da patlayıp parçalanarak gaz bulutuna veya enerjiye dönüşüp dağılırlar.
Evrendeki bütün galaksiler ve bütün yıldız ve de diğer oluşumlar manyetik fırtınaların yol açtığı girdaplar (karadelikler) ile oluşurlar. Ömürlerini tüketenler de yeni girdaplarda öğütülüp kısmen enerjiye kısmen de hidrojen atomlarına dönüştürülüp yeni oluşumlara kaynaklık etmeleri için dönüştürülürler.
Karadelikler zaman veya geçiç kapıları değildirler. Evreni ve uzaydaki oluşumnları bilmeyen bilgisiz bilim adamları karadeliklerin zaman veya geçiş kapıları olduklarını sanıyorlar.
Evrendeki serbest gaz bulutsuları veya yıldız kümeleri oluşumlarını tamamlayamayıp dağılan veya ömürlerini tüketip merkezlerindeki girdap ağırlıktan dolayı yavaşlayıp durduğunda oluşan oluşumlardır. Yani galaksi artıklarıdırlar. Onlar da ömürlerini tükettiklerinde ve tamamen yıldız ve gezegenlere dönüşüp sonra da bütün yıldız ve gezegenler ömürlerini tükettiklerinde yeni oluşacak bir karadelik(girdap9 ile yeniden enerjiye ve madde altı gazlara dönüştürülüp yeni oluşumlara kaynaklık ederler. Böylece evrende hiçbir şey zayi olmaz.
Enerjinin en küçük ve ilk parçacığı ilksel enerji zerrecikleri olan negatif ve pozitif enerji yüklü parçacıklardır. evrendeki bütün madde yapıları bu parçacıkların birleşiminden oluşurlar.
Pu parçacıklar ışık hızından kat be kat hızlıdırlar ve bunlar evrende çok hızlı seyrederler. Bunlar yok edilemez ve bölünemez parçacıklardır. bunların dışındaki her parçacık ve madde yapısı parçalanıp bölünür ve parçalanan her şey an son bu parçacıklara dönüştürülür en fazla.