7,7 MİLYAR IŞIK YILI ÖTEDE EN BÜYÜK GALAKSİ KÜMESİ
Avrupa Astronomi Rasathanesi, 7,7 milyar ışık yılı ötede kainatın uzak köşelerinde şimdiye kadar tespit edilen en büyük galaksi kümesini buldu.
Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) açıklamasına göre, rasathane uzmanlarının “2XMM J083026 524133″ adını verdiği “dev” galaksi kümesi, kainattaki karanlık enerjinin varlığına işaret ediyor olabilir.
Açıklamaya göre, kümede bin kadar büyük galaksi yer alıyor. X ışını yayan kozmik kaynakların tespiti amacıyla yürütülen çalışmalar sırasında tesadüfen tespit edilen ve daha sonra daha güçlü bir teleskopla gözlem altına alınan galaksi kümesinin, Samanyolu’dan bin kat daha büyük kütleye sahip olduğu tahmin ediliyor.
Almanya’nın Potsdam kentindeki Astrofizik Enstitüsünden Georg Lamer, galaksi kümesinin varlığının, kainatın hızlanarak mütemadiyen genişlemesinin müsebbibi sayılan karanlık enerjiyi kanıtladığını bildirdi. Lamer, yazılı açıklamasında, “Uzak evrende bu denli yoğun galaksi kümesi bulunması, ancak karanlık enerjiyle izah edilebilir…” dedi.
Astrofizikçiye göre, 7,7 milyar ışık yılı mesafedeki galaksi kümesinin büyük kısmı, 100 milyon santigrad derece sıcaklığa sahip gazlardan oluşuyor.
AA


Proudly powered by
TÜRKİYEDEKİ BÜTÜN FİZİK ; KİMYA PROFÖSÖRLERİNE SESLENİYORUM YENİ ATOM MODELİ YAPTIM erkalsengul.blogcu.com ADRESİNDE YAYIMLIYORUM: ORADAN OKUMANIZI SAYGILARIMLA ARZEDİYORUM: BU YENİ ATOM MODELİ ; KARANLIKENERJİYİ;KARANLIK MADDEYİ;HİGGS’İ, KUANTİK ALANI,ESİR’İ VE KAİNATIN YAPISINI AÇIKLAMAKTADIR.
TARSUS C:T:LİSESİ MATEMATİK ÖĞRETMENİ ERKAL ŞENGÜL :: TEL:0536 688 4114
Evrenin neresine bakarsak bakalım hep yeni galaksiler ve yeni oluşumlarla karşılaşırız. Bu oluşan madde topluluğu da Big Bang ile oluşmadığı kesindir. Çünkü bir patlama ile yol alan enerji bir yandan ilerlerken bir yandan da durup yoğunlaşıp maddeye dönüşmez. Bu patlama ve fizik yasalarına aykırıdır. Patlama boş bir alanda ve uzayda olunca enerjinin her yöne dairesel bir biçimde eşit yayıldığını görmekteyiz. büyük patlama ile de ancak enerji evrene böyle yayılır. Daha sonra da evrende belli bir sığlıkta olduğu için toplanıp yoğunlaşarak maddeye dönüşme imkanı yoktur. Enerjiyi yoğun şekilde bir araya getiren bir çekim ve toplama vazifesi gören bir kuvvet lazımdır. Big Bang de bunun izahatı mümkün değildir ancak kaçamak ve yanlış savlarla mantık dışı açıklamalarla bir takım şeyler ortaya konuluyor. Bu da evrendeki her türlü oluşumu açıklamaya yetmiyor.
Görülen odur ki evrende Big Bang değil SÜREKLİ OLUŞUM VE DÖNÜŞÜM YASASI işlemektedir. Bu yasa ile madde bir yandan manyetik fırtınaların yol açtığı girdaplar ile oluşurken bir yandan da ömrünü tamamlayanlar yeni oluşan büyük girdaplar ile dönüştürülmektedir. Evrenin neresine bakarsak bakalım bir yandan oluşan galaksiler varken bir yandan da dönüşen galaksileri görürürz. Bu da herşeyin Allah’ın kurguladığı SÜREKLİ OLUŞUM VE DÖNÜŞÜM YASASI ile oluşup devindiğini gösteriyor.
ARTIK ŞU BİG BANG SAFSATASINI BİR KENARA BIRAKALIM Kİ evreni ve evrendeki oluşumları gerçek anlamda anlayabilelim..
Evrende 13 ile 15 milyar ışık yılı uzaklıkta galaksiler tespit edildiğine göre BİG BANG’i öngören 13.4 milyar yıl hesabı da boşa çıkmaktadır. Böylece Big Bang çürümüş olur. Çünkü büyük patlamayı bizim bulunduğumuz yerde oluşmuş varsaysak da veya bizimle 13 milyar ışık yılı uzaklıktaki galaksilerin bulunduğu alanın ortasında bir yerde oluştuğunu varsaysak da Big Bang her halükarda çürür.
Büyük patlama bizimle o galaksilerin olduğu alanın ortasında oluştuğunu varsaysak. madde ışık hızında oralara gitmeyeceğine göre oraya kaç milyar yılda o galaksileri oluşturan madde oraya gitmiştir. O galaksiler kaç milyar yılda oluşmuştur. O galaksilerin ışığı bize kaç milyar yılda ulaşmıştır. neresinden hesaplarsak hesaplayalım Big Bang ile öngörülen süreyi çok aşmaktadır.
big Bang’i savunanlar ya yeni bir yaş tespiti yapmalıdırlar ya da çocukça ortaya atılan Big bang’i red etmelidirler.
Çünkü evrendeki madde alemindeki nesne ve oluşumlar Big Bang’i boşa çıkartıyor ve EVRENDEKİ her şeyin SÜREKLİ OLUŞUM VE DÖNÜŞÜM YASASI ile oluşup devindiğini ve ömrünü tamamlayanlarında dönüşümlerle yenilendiğini göstermektedir.