Mars’ta bir göktaşının çarpmasıyla oluşmuş dev bir krater keşfeden Amerikalı astronomlar, bunun Güneş Sisteminin en büyük krateri olduğunu ve aynı tarihlerde Dünya üzerinde meydana gelen benzer bir olayda Ay’ın oluştuğunu düşünüyorlar.
ABD’nin prestijli üniversitesi Massachusetts Institute of Technology’den (MIT) bir ekibin geliştirdiği yeni bir yöntemle yapılan gözleme göre, bu çarpışmanın etkisiyle oluşan ve şu anda kısmen silinen yaklaşık 10 bin kilometre uzunluğundaki eliptik biçimli krater, Kızıl Gezegenin Tharsis bölgesinde bulunuyor.
Amerikalı bilim adamları İngiliz Nature dergisinde yayımladıkları bilimsel makalelerinde, asteroidin çarpmasının Mars’ın yarıkürelerinden birinin diğerinden neden daha alçak ve daha ince kabuklu olduğunu açıkladığını düşünüyor.
Kızıl Gezegenin iki yarıküresi arasındaki fark, hala çözülmemiş sorulardan biri. Mars’ın ovalardan oluşan kuzey yarıküresi kısmen daha düzken, güney yarıküresi kuzeye göre daha ince kabuklu ve daha dağlık araziden oluşuyor.
Bilim adamları bununla ilgili iki teori sunarken, birinden birini seçmek için şimdiye dek hiçbir kanıt elde edilemedi. Bunlardan biri, Mars’a dev bir asteroid ya da kuyrukluyıldız çarpması; diğeri, gezegenin mantosunun büyük ölçüde yükselmesi.
Araştırmanın başındaki Profesör Jeffrey Andrews-Hanna, “kuzey havzası” adını verdikleri ve düzgün olmayan bir çarpmayla oluşan bu dev kraterin, Güneş Sisteminde şimdiye dek bilinen en büyük kraterin dört katı büyüklüğünde olduğunu belirtti.
Dergideki ikinci bir makalede de, California eyaletinin Pasadena kentindeki California Institute of Technology’den (Caltech) bir ekip, üç boyutlu simülasyonların yardımıyla, çarpmanın açısını, hızını ve göktaşının büyüklüğünü hesapladı.
Buna göre, çarpmanın açısı 30 ila 60 derece, hızı saniyede 6 ila 10 kilometre ve gökcisminin çapı bin 600 ila 2 bin 700 kilometre Santa Cruz’daki California Üniversitesinden üçüncü bir ekip de, çarpışmanın etkisiyle Mars kabuğunun tepkisini incelemek için bir model oluşturdu.
Bilim adamları, modellerinde bu çarpışmanın etkisiyle gözlemlenen kraterle aynı büyüklükte bir çukur oluştuğunu, Kızıl Gezegenin geçmişte olduğu gibi manyetik alanının değiştiğini ve düzlüklerin oluştuğunu gördü.


Proudly powered by
Dünya üzerinde meydana gelen benzer bir olayda Ay’ın oluştuğunu düşünüyorlar.
yukarıdaki söyleme halen bilim adamları inanıp savunuyorlarsa yazıklar olsun onlara. Ay dünyadan kopan toz ve parçalardan oluşmuş bir gezegen değildir. ay kendi başına oluşmuş bir gezegendir. Bütün yıldızlar kendi başlarına oluşurlar ve ömürlerini tamamlayan yıldızlar soğuyarak gezegenlere dönüşürler.
Evrende her an sayısız miktarda irili ufaklı yıldız oluşmaktadır ve her an da sayısız yıldız soğuyarak gezegenlere dönüşürlar.
Artık güneşten parça kopup dünyamız ve diğer gezegenler oluşmuştur ve dünyamızda da parça kopup ay oluşmuştur cehaletini bırakalım. Çok gülünçtür bu savlar. Ay kadar bir parçayı dünyada koparabilecek bir çarpışma dünyayı tuz buz eder ve tamamen enerjiye dönüştürür. Meteorlara bile dönüştürmaz. öyle bir çarpışma olmadan dünya çok ısınıp ateş topuna döner ve çarpışma ile çekirdek bile eriyip enerjiye dönüşür.
İnsanlar bileden ne yanlış söylemlerde bulunuyorlar. Ki bu söylemler bilimin ve insanlığın önünü tıkamaktan başka işe yaramaz…